<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>3G Cep Telefonları &#187; oyunlar</title>
	<atom:link href="http://www.3gcep.net/tag/oyunlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.3gcep.net</link>
	<description>3G Cep Telefonları ve 3. Nesil GSM Teknolojileri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2009 20:19:55 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Live Search&#8217;te ara, takım forması kazan</title>
		<link>http://www.3gcep.net/bilgisayar/live-searchte-ara-takim-formasi-kazan-2/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/bilgisayar/live-searchte-ara-takim-formasi-kazan-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 01:15:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/?p=19513</guid>
		<description><![CDATA[


Türkiye&#8217;nin ilk elektronik şans oyunları platformu bilyoner.com eğlendirirken kazandırmaya devam ediyor.



Bu icerik web uzerinde yer alan turkce Bilgisayar Haberleri kaynaklarindan seçilen, Computerworld Türkiye RSS sitesinde Live Search&#8217;te ara, takım forması kazan basligi ile yayinlanmistir. Yazinin devamini okumak, blogu veya siteyi ziyaret etmek, daha ayrintili bilgi edinmek ve orjinal kaynak sayfayi görmek için tiklayiniz.

Computerworld Türkiye RSS
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
Türkiye&#8217;nin ilk elektronik şans oyunları platformu bilyoner.com eğlendirirken kazandırmaya devam ediyor.
</td>
</tr>
</table>
<p>Bu icerik web uzerinde yer alan turkce Bilgisayar Haberleri kaynaklarindan seçilen, <b>Computerworld Türkiye RSS</b> sitesinde <b>Live Search&#8217;te ara, takım forması kazan</b> basligi ile yayinlanmistir. Yazinin devamini okumak, blogu veya siteyi ziyaret etmek, daha ayrintili bilgi edinmek ve orjinal kaynak sayfayi görmek için <a target="_blank" href="http://feedproxy.google.com/~r/computerworldtr/~3/lsvbfukvFJY/live-searchte-ara-takim-formasi-kazan-detay_2937-referer_rss.html">tiklayiniz.</a><br />
<br />
Computerworld Türkiye RSS</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/bilgisayar/live-searchte-ara-takim-formasi-kazan-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koyunlar isyan etti!</title>
		<link>http://www.3gcep.net/bilgisayar/koyunlar-isyan-etti/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/bilgisayar/koyunlar-isyan-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 00:38:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/?p=20944</guid>
		<description><![CDATA[


AB&#8217;nin ilginç koyun planı ters tepmeye başladı. Peki ama bu plan neydi, neden tepki aldı?



Bu icerik web uzerinde yer alan turkce Bilgisayar Haberleri kaynaklarindan seçilen, CHIP Online &#8211; Güncel sitesinde Koyunlar isyan etti! basligi ile yayinlanmistir. Yazinin devamini okumak, blogu veya siteyi ziyaret etmek, daha ayrintili bilgi edinmek ve orjinal kaynak sayfayi görmek için tiklayiniz.

CHIP [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
AB&#8217;nin ilginç koyun planı ters tepmeye başladı. Peki ama bu plan neydi, neden tepki aldı?
</td>
</tr>
</table>
<p>Bu icerik web uzerinde yer alan turkce Bilgisayar Haberleri kaynaklarindan seçilen, <b>CHIP Online &#8211; Güncel</b> sitesinde <b>Koyunlar isyan etti!</b> basligi ile yayinlanmistir. Yazinin devamini okumak, blogu veya siteyi ziyaret etmek, daha ayrintili bilgi edinmek ve orjinal kaynak sayfayi görmek için <a target="_blank" href="http://www.chip.com.tr/konu/Koyunlar-teknolojiye-karsi_12173.html">tiklayiniz.</a><br />
<br />
CHIP Online &#8211; Güncel</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/bilgisayar/koyunlar-isyan-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Online oyunda yeni dönem!</title>
		<link>http://www.3gcep.net/bilgisayar/online-oyunda-yeni-donem/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/bilgisayar/online-oyunda-yeni-donem/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 00:37:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/?p=20974</guid>
		<description><![CDATA[


Yüzlerce online oyunun premium içeriğine ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı&#8230;



Bu icerik web uzerinde yer alan turkce Bilgisayar Haberleri kaynaklarindan seçilen, CHIP Online &#8211; Güncel sitesinde Online oyunda yeni dönem! basligi ile yayinlanmistir. Yazinin devamini okumak, blogu veya siteyi ziyaret etmek, daha ayrintili bilgi edinmek ve orjinal kaynak sayfayi görmek için tiklayiniz.

CHIP Online &#8211; Güncel
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
Yüzlerce online oyunun premium içeriğine ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı&#8230;
</td>
</tr>
</table>
<p>Bu icerik web uzerinde yer alan turkce Bilgisayar Haberleri kaynaklarindan seçilen, <b>CHIP Online &#8211; Güncel</b> sitesinde <b>Online oyunda yeni dönem!</b> basligi ile yayinlanmistir. Yazinin devamini okumak, blogu veya siteyi ziyaret etmek, daha ayrintili bilgi edinmek ve orjinal kaynak sayfayi görmek için <a target="_blank" href="http://www.chip.com.tr/konu/Online-oyunlara-uyelik-artik-cok-kolay_12343.html">tiklayiniz.</a><br />
<br />
CHIP Online &#8211; Güncel</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/bilgisayar/online-oyunda-yeni-donem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LG KP500 Cookie</title>
		<link>http://www.3gcep.net/cep-telefonlari/lg-kp500-cookie-3/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/cep-telefonlari/lg-kp500-cookie-3/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 23:48:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cep telefonları]]></category>
		<category><![CDATA[2008]]></category>
		<category><![CDATA[amd]]></category>
		<category><![CDATA[Bluetooth]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[dokunmatik]]></category>
		<category><![CDATA[DVD]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[GPS]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[iphone]]></category>
		<category><![CDATA[kamera]]></category>
		<category><![CDATA[linux]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[müzik çalar]]></category>
		<category><![CDATA[oki]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[radyo]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sas]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/?p=22099</guid>
		<description><![CDATA[LG’nin geniş dokunmatik ekranlı modeli KP500 Cookie çıktığı ilk günden beri tüketicilerden oldukça yoğun ilgi görmekte. Telefonu alıp almamak arasında kararsız iseniz aşağıdaki yorumu okuyarak tüm sorularınıza cevap alabilirsiniz.

Telefon tek kelime ile mükemmel desem abartmış olmam sanırım. Elbette bir kısım eksiklikleri yok değil ama genel anlamda hem fiyat olarak hem de özellik olarak süper. Başta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>LG’nin geniş dokunmatik ekranlı modeli KP500 Cookie çıktığı ilk günden beri tüketicilerden oldukça yoğun ilgi görmekte. Telefonu alıp almamak arasında kararsız iseniz aşağıdaki yorumu okuyarak tüm sorularınıza cevap alabilirsiniz.<br />
<a href="http://www.biliom.com/cep-telefonu/wp-content/uploads/2008/10/lg-kp500.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-928" src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/7e367_lg-kp500-280x300.jpg" alt="lg-kp500" width="280" height="300" /></a><br />
Telefon tek kelime ile mükemmel desem abartmış olmam sanırım. Elbette bir kısım eksiklikleri yok değil ama genel anlamda hem fiyat olarak hem de özellik olarak süper. Başta şunu söyleyeyim: Telefonun yapay zekâsı gelişmiş. Tek eksiği Wi-fi olduğunu düşünüyorum ama zaten sürekli wifi olan bir yerde bulunup internette sürekli işi olan biri değilseniz çok da önemli bir eksilik değil, fakat olsa mükemmel olurdu.</p>
<p>Elbette ufak eksikleri de var. Ofis dosyaları yazamıyorsunuz; gerçi Java programlar var ama normal not alırkenki gibi olmuyor. Java oyun ve uygulamalar eğer uygunsa dokunmatik oynuyorsunuz. Hatta dokunmatik olamayanları dokunmatiğe dönüştürme programı görmüştüm. Ekran 3 gibi büyük bir ekrana sahip olması mükemmel. Film izlerken ve kitap okurken güzel deneyimler sunuyor. Genel olarak düzgün bir PDF dosyasını rahat okuyabiliyorsunuz. Ayrıca .doc, .txt gibi yazı dokümanlarını sadece yazı kısmını görünecek şekilde büyütmesi sayesinde daha rahat kullanabiliyorsunuz.<span></span></p>
<p>Java uyum sorunu yok. Linux’larda gördüğümüz pencereler arası geçiş özelliği mevcut. Bir ekranda seçtiğiniz 8 ismi arama ve mesaj gönderme ekranı bulunuyor. Diğer ekranda ise takvim, saat, dünya saati, radyo, müzik çalar ve en önemlisi not alma yeri bulunuyor. Hareket (yerçekimi) sensörü barındırması açısından iPhone’a benziyor. Bu arada belirtiyim iPhone’un 2 MP kamerası varken bu telde 3 MP kamera var ki bir telefon için 3 MP idealdir. Hareket sensörü sayesinde zar atma vb. oyunlar oynayabiliyorsunuz. İster kalem ister elinizle kullanabildiğiniz telefonda hassasiyet ayarı da mevcut. Ayrıca çizim paneli ile çizimler yapabiliyorsunuz. Hem çizimlerinizi hem de resimlerinizi düzenleyebiliyorsunuz, efekt uygulayabiliyorsunuz.</p>
<p>Radyo desteğinin kalitesi ve 50 kanal hafızası güzel bir özellik. MP3 playerı Windows Media Player ile eşleşme yapması güzel. Equalizer desteği olması da bir avantaj. Bende de bir sorun olabilir bilmiyorum ama her türlü sınıflandırma varken şarkıcını tüm şarkılarını oynatabildiğiniz bir seçenek yok. Telefonun sesi çok yüksek kaliteli çıkıyor. Bu kadar ince ve hoş tasarıma sahip telefondan beklenmeyecek kadar yüksek ses çıkabiliyor. Ayrıca A2DP özelliği ile bu özelliğe sahip kablosuz Bluetooth kulaklıkla da müzik dinlenebiliyor.</p>
<p><a href="http://www.biliom.com/cep-telefonu/wp-content/uploads/2008/10/lg_kp500.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-927" src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/7e367_lg_kp500-300x171.jpg" alt="lg_kp500" width="300" height="171" /></a>Tuş takımı, normal klavye ya da direk el yazısı ve bunların türevleri olmak üzere 4 ya da 5 giriş seçeneği sunuyor. Telefonu yan çevirdiğinizde videolarda resimlerde ve yazı yazarken ekran da dönüyor. Döndüğünde örneğin yazı yazarken klavye çıkıyor. DVD edip net bir şekilde 400*240 boyutunda mp4 formatında net filmler izleyebiliyorsunuz.</p>
<p>GPS, 3G gibi biraz lüks diyebileceğimiz özellikler dışında bir de gerekli olabilen Wifi dışında mükemmel bir telefon. Bunlar yok diye kötü demeyin iPhone da bunlar var ve bu telefonun üç katı fiyata. Kendi sistemi ile iyi bir telefon tasarlanmış diye düşünüyorum. Herkese tavsiye ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/cep-telefonlari/lg-kp500-cookie-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hikaye</title>
		<link>http://www.3gcep.net/perspektif/hikaye/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/perspektif/hikaye/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 22:58:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[perspektif]]></category>
		<category><![CDATA[abit]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[amd]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Asus]]></category>
		<category><![CDATA[Asya]]></category>
		<category><![CDATA[Ave]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[EFR]]></category>
		<category><![CDATA[eset]]></category>
		<category><![CDATA[fare]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[hd]]></category>
		<category><![CDATA[hediye]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[kamera]]></category>
		<category><![CDATA[klip]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>
		<category><![CDATA[kurşun]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Orite]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[pil]]></category>
		<category><![CDATA[sas]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[simülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uydu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/kategorisiz/hikaye/</guid>
		<description><![CDATA[HikayeDünyanın üzerinde şöyle birkaç tur atıyor olsaydık, her insan denilen canlının birbirine benzer özellikleri olduğunu görürdük. Önce iki kolu ve bacağı sonra bir kafası ardından da gözleri ve burnu olduğunu. Denilir ki bu benzerliklerin geçmişte insan ırkı için önemi büyüktür. Garip olan şu ki benzerliklerin fiziksel olduğu her bakış açısı herkesi peşi sıra sürükleyen mahşeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hikaye<br />Dünyanın üzerinde şöyle birkaç tur atıyor olsaydık, her insan denilen canlının birbirine benzer özellikleri olduğunu görürdük. Önce iki kolu ve bacağı sonra bir kafası ardından da gözleri ve burnu olduğunu. Denilir ki bu benzerliklerin geçmişte insan ırkı için önemi büyüktür. Garip olan şu ki benzerliklerin fiziksel olduğu her bakış açısı herkesi peşi sıra sürükleyen mahşeri bir kalabalığın tasvirini canlandırır bizde. İnsan ırkının yarattığı tüm uygarlıklar aynı nizamda peşi sıra dizilmiş, kat kat veya yan yana mimari yapılardan, peşi sıra geçilebilecek, yürünebilecek ve öylece durulabilecek sokaklardan ve buna benzer birçok teknik yapıdan oluşur. İnsan ırkının birbirini görmeden birinin diğerine benzediğini farketmeden, kitleler ve kütleler halinde bir arada bulunmadan varlığını devam ettirebileceği mekânlar, zamanlar ve olaylar vuku bulmuş olabilir midir geçmişte veya olabilecek gelecekte? Diğer tüm canlıları esef altında bırakmadan denilebilecek en sade ve en masum görüş şudur ki insan her ne kadar birbirinden kopamayan, binlerce yılın alışkanlığını üzerinde taşıyan bir canlı olsa bile hele ki sosyal bir canlı iddiasının nesnesi olsa bile, birbirinden ve diğer her şeyden tamamen veya kısmen farklı binlerce dünyası olan benzersiz farklılıklara sahip olabilmektedir. Peki nasıl?</p>
<p>Hikâye…</p>
<p>İnsanlığın bugüne kadarki en ileri uygarlığının en modern (veya ne derecede ise) kentinin en büyük meydanında birbirini ezme cüretini gösterebilecek hınca hınç kalabalıklar içinde bile insan kendi kodlarıyla okuduğu yaşamını yine kendi kodlarıyla hayal dünyasına taşıyabilmektedir. Yine o kalabalıkta yalnız kalabilmektedir. Çünkü diğer herkesin olduğu gibi onun da bir hikâyesi vardır. Tek bir insanın uygarlığı, kitlelerin birbirini görmeden geçebilecekleri yan yana sokaklara, binlercesinin yaşayabileceği fakat birbirinin varlığından bile haberdar olamayacağı kentlere sahiptir. Ve bu uygarlık kalabalıkta yalnız olmayı bildiği gibi yalnızken kalabalık olabilecek kadar da çoktur. Günün popüler furyasında “Anlatılan senin hikâyendir” cüretini, babili yok etmiş akınların, bizansı yıkmış savaşların, romayı yakmış isyanların bile üstünde görme telaşını siz de yaşamıyor musunuz? Hikâye tek kişi uygarlığının özgür dünyası iken anlatılan nasıl benim olabilir. En basitinden ben anlatmadıysam. Hikâye, anlatan kişinin anlattığı insanları, olayları, mekânları ve zamanları sırasıyla aktör, senaryo, dekor ve perde yapan bir sahne değil midir? Hikâye, sahibinin uygarlığında görev verdiği hayalleri sahneye çıkartır. Sahne, hikâye oldukça insanı anlatır, anlattıkça hikâye olur.</p>
<p>Ve şimdi koca dünyada savaşlarla, krizlerle ve her türden salgınla mücadele eden sözde uygarlık, kendi vicdanının riyakârlığına göz kırparak sloganlar üretmekte.</p>
<p>“Çocuklar Ölmesin”<br />“Savaşı Durdur” ve vice versa…</p>
<p>Bunun gibi sloganları yok sayıp üstüne koyabileceğim, söyleyebileceğim ve benim diyebileceğim slogan şudur: “Tek kişinin uygarlığı ölmesin” “Anlatılan sadece anlatanın hikâyesidir”</p>
<p>Birbirini görmeyen insanlar olduğumuz zaman kalabalık olabileceğimizi hiç düşlediniz mi?<br />Aslanağzıların Düşsel Yaşamı<br />28 Nisan 2009 Salı 01:34<br />Hikâyeleriniz yoksa siz de yoksunuz!</p>
<p>Hikâyeme aslanağzı içindeki karıncanın varlık nedeniyle başlamak isterdim. Ancak, dilinin ucundaki polenlerle ilgilendiğini pek zannetmiyorum. Bu yüzden de, bir balina içinde oturan huzursuz balıkçı hikâyesiyle dolayımlama yapamayacağım. Hikâyeme kitap sayfaları arasına çiçek koyan insanlarla başlamak niyetindeyim. Mana dünyamın kavisli yollarında ilk belirişi, dokunduğum her şeyi tanrı ilan ettiğim zamanlarda, kalınca bir ansiklopedi içinde karşılaştığım aslanağzı ile gerçekleşti. Neden kitaplar arasına çiçek konduğu hususunda pek bilgi sahibi değilimdir. Karşılaşmamda bir ayraç niteliği de sezinlememiştim. Ayrıca da, somut olarak tasarlanmış belli bir işlevsellikten öte düşünme taraftarıyımdır. Bu naif eylemin örtük biçimde derinlik katma düşüncesine dayandığına dair şüphelerim var. Zaten, kitap arasına çiçek koyan insanlar sevecen insanlardır. Oradaki varlıkları, ara ara kitabı açıp çiçeğin kurumasını izleme ya da uzunca bir süreden sonra çiçeği kurumuş halde görme isteği, ‘bastırılmış’ arzuların bir yansıması değil, bilakis hayata dair basit izlenimler yoluyla belli bir derinliğe ve iç huzura ulaşma çabasıdır. Huzurlu insanlardır yani, doğadan kesitler sunan takvimler üstüne bir de maarif takvimi -Türkiye gazetesi menşeli olanları makbuldür- asarlar. Düzenli bir biçimde sayfaların koparılması ihmal edilmese de, zamanı içsel bir takipten ziyade iç huzurun tamamlayıcısı olarak görülmelidir. Ancak bunların, daha ayrıntılı çözümleme yapmaya müsait konular olduğunu da kabul etmekteyim. Şimdilik genel çıkarımlarım, aslanağzıların kendiliğindenliğini zoraki bir dışavurumla açığa vurma isteğinin kaynağını keşfetmeye yeterlidir. Artık ağzını açamayacak kadar yalama olmuş aslanağzının üzerindeki parmak izlerinin, kriminal bir incelemeyle sıkıntıdan muzdarip olmayla, deneyimleme yoluyla öğrenme arasında gidip gelen bir çocuğa ait olduğu ortaya çıkarılabilir. Buradan yola çıkarak, karıncanın varlığının özsel olmadığı apaçık ortadadır.  Volantarist sapıklık… Kaldı ki tarihte örnekleri bolca olan bu fetişizmin insanlığı pek iyi bir konuma getirmediği ortadayken neyi nasıl anlamlandıracağız. Kime hangi gerekçeyle kızacağız. Bir çocuğun sırtına mı yükleyeceğiz bütün bu olan biteni. İrade dedikleri bir tür iktidar hevesi midir? Kafam karmakarışık oluyor bütün bu izleri takip ettiğimde. Durduğum nokta da artık başka bir güzergâha yönelmem gerektiğinin farkına varıyorum. Aslanağzıların düşsel yaşamı konusunda bir yerlerde muhakkak bir vecizin olduğu kanaatindeyim. Evde hala niye durduklarına bir anlam vermekte zorlandığım fakat dediğim gibi somut olarak tasarlanmış belli bir işlevsellikten öte düşünme taraftarlığım sonucunda nostaljik bir yeniden inşa olduğuna inandığım, gene aynı iç huzurun sesine kulak verilerek nizami kesilmiş kuponlarla alınan ansiklopedilerden başladım aramaya. Hikâyemin ve başlangıç noktamın imgelerine dayanarak. Alfabetikti, sıradandı. Vazgeçtiğim an neden derinlik kattığını anladım çiçeklerin. Oradan Hopi yerlilerinin dilsel kehanetlerine yollar aradım.</p>
<p>“Eğer topraktan en değerli şeylerini kazıp çıkarırsak,<br />felakete davetiye çıkarırız.<br />Arınma gününe yaklaşıldığında,<br />gökyüzünde nakış nakış örülmüş örümcek ağları olacak.<br />Bir gün, toprakları yakabilecek ve denizleri kaynatabilecek bir kap kül<br />gökyüzünden aşağı fırlatılabilir.”<br />(Koyaanisqatsi  &#8211; Life out of Balance, çılgın hayat)</p>
<p>Varlığın yeni belki de özsel olan formlarına ulaşma hevesindeydim. Bulduğum şeyler birikti. Sonuçta ortaya, aslanağzıların düşsel yaşamı konusunda kendi imgelerimin “ritmik terennüm”leri çıktı. Aslanağzılarıyla artık her bir karşılaşma başka bir hayat formuna yönelmekte… More life, More than life – Daha fazla hayat, Bu hayattan daha ötesi… Hatırla ki, dokunduğun şeylerin tanrılarına dualar eden hikâyelerin çıksın her bir sandıktan. Benim de hikâyem çocuk zamanlardan kalma bu rivayetlerle oluştu. Aslanağzılar vesiledir, melektir onlar, ilham perileridir. Sevelim onları… Tam da bu nokta da,  iç huzura ulaşmış olarak güzel bir uykuyu hak ettiğimden, “lâfzî terennüm”ü, naçizane zihin haritalarımı oluşturmada bana ölçeksiz bu işin nasıl yapılacağını öğreten, işe gömlek seçimiyle başlamanın mühim olduğunu zikreden isim ve fikir babama bırakayım:</p>
<p>“Başka şeylerin uzun varoluşuyla gerçekleştirdiği güzelliği o kısa varoluşuyla gerçekleştirmiştir. Kim diyor bize, meyve üreticisinin yararına bir sonları olmayan çiçeklerin ziyan olduğunu? Hayır, bir şeyleri pencereden atma ayrıcalığı yalnız insana özgüdür.”<br />(Momentbilder sub specie aeternitatis Philosophische Miniaturen, G. Simmel)<br />Kamusal Alanda Terlik Sorunu<br />22 Nisan 2009 Çarşamba 02:22</p>
<p>- Terlik, elin hiç yardımı olmadan giyilmek üzere tasarlanmıştır.<br />Eğilmeye karşı duyulan nefretin anıtıdır. -<br />Theodor Adorno, Minima Moralia</p>
<p>Sanırım artık hiçbir insan evladı üzerimize giydiklerimizin doğal ihtiyaçlardan kaynaklandığını iddia edemez. Giyinme başlı başına insanın kendine yabancılaşması olarak değerlendirilebilir. Tarihsel seyir içinde çıplaklığın mahremiyetle kurduğu ilişki giyinmeyi örtünmeye taşımıştır. Ama bu öyle bir şeydir ki, hem bir şeyler giymek zorundasınızdır hem de her şeyi istediğiniz gibi giyemezsiniz. Düşünün ki kılık kıyafetin kanunu da bulunmaktadır. Garip ve komik değil mi? Ancak işin içine ihtiyaç, moda, kültür gibi unsurların yanında türlü anlam ve söylem biçimleri de karışmaktadır. İşbu durumda memleket dâhilinde mütemadiyen tartışılan meselelerimizi bir başka düzleme taşıyarak ele almaya neden çalışmayalım. Örneğin terlik sorunsalı. Bence çözülmesi çok daha karmaşık bir boyuttadır. Ayağa giyilen şeylerin anlam dünyaları da bambaşkadır. Misal, kamusal alana takunya ile mi girilemez, yoksa postalla mı girmek daha kolaydır. Özel alanda kimi insanlar ayakkabı da giyerken kamusal alana neden terlikle girilemez? O yüzden baştan değil ayaktan başlayalım. Her ne kadar dost başa düşman ayağa bakarmış denilse de. Gerçi bir düşmanınız varsa şayet, öncelikle ayağına bakmak çok da mantıklı bir şey değil gibidir aslında. Demek ki bu sözün anlatmak istediği başka bir gerçeklik düzeyi bulunmaktadır. Burada ayağa giyilen nesneler dünyası işaret edilmektedir Özellikle terlik, güdümlü füze olma işleviyle ev içi saldırı mekanizmalarının en etkililerindendir. Hem hane halkına hem de haşerelere karşı şiddetin aracıdır. Öte yandan köpeklerin ‘eğitim’inde sahiplerinin onlardan atılan terliği geri getirmesini beklemesi ve köpeğin buna koşullanması ‘disiplin’e edici bir faktör olarak karşımıza çıkar. Bu durum vurulan avın getirilmesinin evcil bir versiyonudur. Terlik, otoriter ailelerde ebeveynlerin çocuklar üzerindeki baskı aracıdır aynı zamanda. “Git terliklerimi getir”, “terliği yersin şimdi kafana” gibi otoriter dili yansıtan bir araçtır. Yine ayağında çorap olsa bile betona ya da marleye basan çocuğu, annesinin “git ayağına bir terlik geçir” uyarısına maruz bırakacak bir nesnedir. Terliğin tarihine baktığımızda ise; ilk ortaya çıkışı, işlevi mahiyetinde ayakkabıyla eş değerdir, modern terliğin ise 1868’deki restorasyonla Japon modernleşmesini başlatan imparator Meiji döneminde ortaya çıktığı rivayet edilmektedir. Meiji döneminde özellikle batıyla ticari ilişkiler yoğunlaşmış ve kapitalist süreçler işlemeye başlamıştır. Yalnız, kendi evlerine ayakkabıyla giren batılılar yoğun sosyal, ekonomik ilişki içine girdikleri Japonların da evlerine ayakkabıyla girmeye çalışmışlardır. Japonların da evlerine önem verdikleri bilinen bir gerçek. Zaten batının başka kültürleri pek önemsemediği de ortada. Gariplerim de hem ticari ilişkilerin bozulmaması hem de evlerini sıhhi tutmak için bir yol ararken modern anlamda terliği icat ettikleri söylenir. Her ne kadar tahakküm ilişkilerini pekiştirici bir araçsallığı olsa da, diğer yandan gündelik hayatta pek de değer verilen, saygı gören, ciddi bir nesne değildir. Oysaki ayakkabı ciddi bir karakter taşır, ama terlik daha evcil, daha küçük amaçlar peşindedir. Hele bir de kösele ayakkabı, derinin işlenişi, taban yapısı ve duruşuyla kamusal hayatın ciddiyetini yansıtır. Modern hayatın keşmekeşi ve koşuşturması içinde kamusal hayatı en çok hisseden onlardır. Ama terliğin sokakla tek bağlantısı en fazla bakkala gidip gelme mesafesidir. Yenilerde “çok gezen terlik eve bok getirir” gibi bir söz de duymuşluğum var. Bir de tuvalette, banyoda, yazlıkta giyilen bir nesneden ne kadar ciddi olmasını bekleyebilirsin ki. Art arda söylendiğinde de komik kaçmaktadır. Ayrıca terlik adı üstünde teri alan anlamındadır. Böyle pislik bir şeydir bir kere. Hem üstüne üstlük teri de almaz, pazardan alınan Tayvan malı terlikler ayağı terletir durur. Bir de sahilde falan yürürken kum, çakıl kaçmasından dolayı ikide bir durup şöyle bir sallamak gerekir. Her şeyi geçtim bir ayakkabı özenli bir şekilde çıkarılırken, terlik lampiri lumpiri çıkarılır. Bu yüzden ayakkabının tekinin kaybedilmesi ender bir durumken terliğin teki hep aranır. Terlik çifti birbiriyle geçinemez, yan yana zor dururlar. Durkheimcı kolektif bilinci içselleştirmemiştir. Aykırıdır. Ayakkabı ise kamusallığın bütün kutsal görünümleri karşısında bir saygı duruşunu dayatır. Bu haliyle terliğin o yüce, o yüksek ideallerin mekânı olarak kurgulanan kamusal alanın ciddiyetini tehdit edebileceği düşünülmektedir sanırım. Bununla birlikte, İngiltere’de sanayi devriminin yoğun sömürü koşullarında Luddist hareket ayakkabılarını çarklara fırlatarak makinaları sabote etmişlerdir. (Ayakkabı fırlatmak. hımm.. tanıdık geldi sanırım) Ayakkabı anlamındaki ‘sabot’un makina kırıcıların bir aracı olmasından kaynaklı ‘sabotaj’ kelimesi de buradan ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Kıssadan hisse, giyinme “zorunluluğu” kadar, giydiğimiz her şeyin de sosyal, kültürel ve politik bir konumu bulunmaktadır. Bambaşka dünyaların kamusallığı da ölümlü bedenlere giydirilmiş kutsal ciddiyet ile değil, kahkahanın çıplaklığı ile yaratılabilir. Homo Socialis varlığımızın maskelerini baştan ayağa, ayaktan başa bir bir çıkarıp atsak, belki o zaman daha başka bir yerde ayağımız toprağa, başımız göz parıltıları kadar berrak olan yıldızlara değebilirdi.<br />Bir Erkek Kıyafeti Olarak Etek<br />22 Nisan 2009 Çarşamba 00:40</p>
<p>“nerde hareket, orda bereket”</p>
<p>Kadın ve erkek: modernliğin dualitelerine boyun eğen iki cins. Birbirlerini bıkıp usanmak bilmeden zıtlıklar üzerinden tanımlayan canlılar. Giydirilmiş cinsiyetlerini varoluşlarının parçası sanan varlıklar. Evet, giydirilmiş; zira metaforik olarak biri pantolon diğeri etek olan pipisel ve kukusallardır erkekler ve kadınlar. Kukusal ve pipisel canlılar olarak kadın ve erkeği birbirinden ayıran temel unsurlardan biri birbirinin tuhaf muadilleri olarak cinsel organlarının yapılarıdır. Kadın cinsel organı içsel bir bütünlük arz ederken, erkek cinsel organı dışsaldır. Bu durumun yarattığı sosyolojik, kültürel ve psikolojik birçok analiz bulunmakla birlikte temel sorunsal bu canlıların giydiriliş biçimlerindedir. Evrensel kültürün bir parçası olarak dünyanın hemen her yerinde pipisel canlı pantolon, kukusal canlı ise etek giyer. Giymese bile, figüratif ve ikonografik temsiller birçok kültüre, birçok topluma ve yine birçok tuvalet kapısına bu haliyle zuhur eder. Pantolon ve etek, kadın ya da erkek olmanın diğer farklı temsillerinden biri halini almıştır. Sorun olan nokta da bu temsiliyetin hangi devirde toplumsal bir yasa olarak önümüze sunulduğudur. Zira kadın kukusunun yer aldığı bölge, kadının cinsel organı içsel olduğundan dolayı mümkün olan en dar giyecek biçimlerine bile uyum sağlayabilmektedir. Oysa erkek cinsel organı (sadece üç işlevli olsa da: çiş yapmak, seks yapmak, tombala çekmek) bir uzuv olma niteliği taşıdığından, kendisine hareket alanı açmak zorundadır. Kaldı ki pipiyi geçsek bile bilimsel bulgular, pipi altı ponponlarının insan türünün devamlılığının sağlanabilmesi için rahat bırakılması, salınması gerektiğini, sıkıştırılması halinde topluca “kısır” günü yapılabileceğini kanıtlarıyla sunmaktadır. Özetle kendisini sürekli salma ihtiyacı hissetmekte ve bunu bünyeye hissettirmektedir pipi ve ponponları. Şimdi, bu teorik bütünlüğün sonucunda ulaşılabilecek ya da insanlığın ve kültürün ulaşması gereken sonuç pantolonun kadının, eteğin erkeğin kıyafeti olması gerektiğiydi. Oysa bizatihi tam tersi bir durum ortaya çıktı. Gayet komplocu bir tavırla eteğin kadın kıyafeti olduğu konusunda bir erkek zorlamasından da bu noktada bahsedilebilir. Zira kolayca açılabilir olması, üstünü örttüğü bölgenin de kolayca görülebilmesine olanak veren bir kıyafettir etek. O halde erkek kuku- popo göreceğim diye mi kendisini mahkûm etmiştir pantolona ve hediye etmiştir eteği kadına? Neyse ki son elli yılda kadınlar devrimci bir atılımla pantolonu sahiplenmeye başlamışlar ve bunun için mücadele etmişlerdir. Maskülen değerlerine sıkı sıkıya bağlı ve denyo bir canlı olan pipisel varlık erkek ise kendi sonunu hazırlayarak hiçbir şey yapmadığı gibi eteği aşağılamaya devam etmiştir. Velhasılıkelam kültürel ürünleri ihtiyaçların belirlemediği iddiasıyla yazıyı bu noktada bütünleyebilir, dahası aynı kültürün erkeklerle nasıl dalga geçtiğine, yolda yürüyen birçok pipisel canlının aletlerine zar zor nasıl balans ayarı çektiğini izleyerek vakıf olabiliriz gibi geliyor bana (yoksa şüphen mi var?).<br />Pantolonla Diyaloglar<br />22 Nisan 2009 Çarşamba 10:30<br />   Tozlu zamanlar hakkında bilgisi olan var mı?*  </p>
<p>   Ne bu canım her zaman parçasında, her daim biraz toz bulunur. Kendi uslayıp  kendi çürüten, kendiliğinden bilinç çıkrıkları yoksa bünyede, mevzubahis olunan konular, fikri zorlayan iğrenç yargılar olarak nitelenmeye mahkûmdurlar… Hı?… Öyle mi?</p>
<p>   Neyse ki tozlu zamanlardayız bugün, o yüzden tozlu zaman nedir? Bugündür…</p>
<p>   Bizim memleketin tozlu yerleri vardır. Canilikle yargılanan, idam ile mahkûm edilen. Bir de bunların iğrenç yargıları vardır. Taş evlerden gelen serinlikten, yerin yedi kat dibine inen bir zenginlik beklentisiyle doludur. Güneş doğduğunda bir tek bu yerin dibindekiler fark etmez durumun vahametini. İyi midir, kötü müdür bilinmez. Gün doğmadan hemen önce grizuların diyarına girerler. Kömür çıkarırlar. Medeniyet bu yerlere “maden ocakları” der. Çıkaranlara da canlı tabut. </p>
<p>    Zamanların o anında demir yollarla dünyanın merkezini fethetmeye çıkan yer üstü insanları kuşandıkları elbiselerini işte o an önemserler.**  Ne ilginçtir ki dünyanın merkezini fethetmek yeryüzüne hükmetmektir o anda. Buharlı makinaların gürleyen ilerleyişidir modern zamanların çarklarını kullanarak. Dünyayı güneşten, aydan ve dahası milyonlarca yıldızdan daha fazla aydınlatma iddiasıdır kömür çıkarmak. Kömür enerjidir. Tiki tayfanın non-stop eğlencesidir neon ışıklarına bulanarak. Cafcaflı gökdelenlerin, gerçekte deldiğinin insan ruhu olduğunu itiraf ettiği, madenin çelik olduğu, gökyüzünün illa da kafanın kaldırılmasıyla görülebileceği küçük zamanların büyük yaftasıdır kömür. Ve pantolonla diyaloglar işte o an başlar. </p>
<p>   “Pantolone” eski Venedik güldürü tiyatrosunda şalvarlı yaşlı adam anlamına gelir. Bu tiyatro çadır bezlerinin sarpa sardığı derme çatma sahnelerinde yorgun Avrupanın eğlenceli temaşasına can vermektedir. Tesadüfendir ki 1850’lerde Levi Strauss aynı çadır bezinden hoyrat ve canhıraş madencilerine sağlam kot pantolonu imal etmiştir. Farklı zamanlarda hiç de gülünç olmayan bir sahnede sırf maden sahibinin eğlencesi için yaratılan tiyatro, şalvarlı değil ama kot pantolonlu genç adamların dramına şahitlik eder. Trajikomik midir? Teatral gerçek bu olsa gerek.</p>
<p>   Amerika kıtasının ilk başkaldırılarını da bu maden ve petrol işçileri sahiplenmiştir. Modern zamanların yaratıcıları, yaratımlarına başkaldırmaktadır. Ne kadar tanrısal olsa da insan aklının en büyük imasıdır aslında. “Yaratan ve bağışlayan tanrının adıyla” başlayan yakarışlar, yaratan ve yok eden insanın marşlarına dönüşür. Pantolon söze karışır:</p>
<p>   Pantolon: Bu marşlara elbet tarih klip çekecektir.</p>
<p>(Popüler kültürün Tatlısesleri, Şensesleri varsa bizim de İçsesimiz vardır.)</p>
<p>   İçses: Elbette, tarih dramatik sahneleri sever. Ama başkaldırıların listenin üst sıralarında olduğu söylenemez. Ne de olsa bu tür şeyler genç işidir.</p>
<p>   Pantolon: Ama başkaldırı sadece buluğ çağı belirtisi değildir.</p>
<p>   İçses: İlahi pantolon senin diğer bir adın da “blue jean” değil mi? </p>
<p>    İlginç bir şekilde yine tarihin periyodik anlam çakışmalarına şahitlik ederiz burada. Başkaldırının sahipleri için yaratılmış bir pantolon aynı mana tünelinden geçerek başkaldırılara ev sahipliği yapmış bir zamana atıfta bulunur. Tıpkı zaman kendi dedeleri ve torunlarıyla konuşuyormuş gibi. Buluğ (İngilizceden devşirme hali, gâvurcası “blue” mavi demek la bu!!) çağında, aklı bir karış havada devrimci gençler, madencilerin &#8216;blue jean&#8217;ini giyerek sokakları fethetmekteler. Tanrım seni bağışla!!!</p>
<p>   Atina&#8217;nın tanrıları da oğullarına benzer bir isim vermişlerdir: “Pantoleon”. Tüm aslan, tamamen aslan anlamına gelir. Tarihte bilinen ilk pantolonlar Pers ülkesinde özellikle kadınlar tarafından giyilmişlerdir. Fakat Avrupa&#8217;nın erilliği doğunun dişiliğini aslan gibi, erkek nesli için bir giyime dönüştürmüşlerdir. Buna benzer birçok örnek olmasına rağmen doğunun, batı tarafından ağır ataerkillikle suçlanması ayrıca ilginçtir. Neyse konumuz pantolon olunca gerisi teferruattır bizim için…</p>
<p>   Bu yazının sonucu nedir derseniz; şudur: Amansız olun!! Ama şöyle bir şey ; “Aman allahım!!” yerine “Hay allah ” gibi mesela…</p>
<p>Tekerleme: Pantolon nerede? Perslilerde.<br />                        Pers nerede?  Atina&#8217;ya kaçtı.<br />                        Atina nerede? Avrupalılar yedi.<br />                        Avrupa nerede? Yandı bitti kül olduu.</p>
<p>* Maden ocakları tozludur, madenleri taşıyan kamyonlar ortalığı tozu dumana katarlar, ufacık bir tozla ninjalar birden kaybolurlar, toz bulutları ve akabinde yağmurlar kömürlü termik santrallerin oralarda çok gözükür, tozu dumana katarız, dumanı da ateşten elde ederiz, ateşi kömürle elde ederiz gibi sansasyonel uçuşumlara gebe aklın pis bir ürünü.  <br />** Nasıl ki ulus devleti korumak için ulvi bir göreve kendilerini adamış ordu mensupları giyinirse önemle, cafcaflıca ve farklıyım ben diyerek, bizim madencilerin kamuflajı da böylece giyinir.<br />Modern Safsatalar<br />22 Nisan 2009 Çarşamba 11:06<br />Oxford Üniversitesi’nde 3-10 yaş arası çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, Bez Bebek dizisini izleyen çocukların ileride sürrealist olabilecekleri ortaya konulmuştur. Araştırmada, deneklerin %87,2’sinde beyin hücrelerinde bir takım kopmaların yaşandığı ve %74,35’inde de MRI yöntemiyle incelenen sağlıklı işleyiş göstergesi olan belirli kimyasalların düşük seviyelerde olduğu gözlenmiştir. Bilim adamları çocukların bu kopmalar nedeniyle her şeyi ters yüz edilmiş biçimde algıladıklarını, sağlıklı bir beynin göstergesi olan N-acetyl-aspartate (NAA) seviyesinin düşük olduğunun saptandığını söyledi.</p>
<p>Çalışmaları tüm dünyada takdir toplayan araştırma ekibinin lideri Prof. Dr. James M. Hutson, Bez Bebek dizisi izleme oranı ile sürreal etkiler arasında SPSS analizinde ortaya çıkan frekans değerleri incelendiğinde mutlak bir bağıntı olduğunun ve Cronbach Alpha Katsayısı 0.872 çıktığından araştırmanın kesin bir biçimde güvenilirliğinin test edildiğinin altını çizdi. Öte yandan lahana dolması yemenin pilatesle olan feng shuisel bütünlüğü ile Bez Bebek dizisi arasında anlamlı bir bağıntı bulunamamıştır. (p=0,179>0,05)</p>
<p>Doktor Hutson, aynı zamanda yaptıkları projektif incelemelerde de, Breton’un resmini gören çocukların “aa anne ben bu amcayı lunaparkta da gödümm” dediklerinin, Parsons’ın resmini görenlerde ise bir surat ekşitmedir, efendime söyleyeyim “yaaa istemiyom gitsin bu gitsin” şeklinde tepki verdiklerinin gözlendiğini ifade etti. Hutson, bu mutlak sonuçlardan yola çıkıldığında, Bez Bebeği izleyen çocukların sürreal eğilimler içine gireceklerini, ileride bir takım kişilik bozukluklarının ortaya çıkacağını, rasyonel düşünmekte zorlanacaklarını, aile yapısının bozulacağını, suç oranlarının artacağını, ülkede huzur ortamının bozulup, halkta infiallerin ortaya çıkacağını, anarşi ve kaos ortamından bir takım dış güçlerin yararlanmak isteyeceklerini belirtti.</p>
<p>Bu konuda ebeveynlere ve okullara oldukça sorumluluk düştüğünü belirtip, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde şayet çocuklarımızın sağlıklı yetişmesini istiyorsak onlara kerrat cetvelini her daim ezberletmenin ve Comte’un Pozivist İlmihali ile Harun Yahya’nın Kavimlerin Helakı kitaplarının okutulmasının elzem olduğunu söyledi. Kaynak: BBC <br />Büyüdüm<br />22 Nisan 2009 Çarşamba 10:57</p>
<p>“Bütün renkler hızla kirleniyordu; birinciliği beyaza verdiler.”<br />Özdemir Asaf</p>
<p>Çok güzeldi her şey. Sonradan öğrendiğime göre adeta kokain etkisi yaratıyordu. Çünkü her şey hakikatten “çok güzel”di. Gün güneşli, insanlar neşeliydi ve beni çağırıyordu. İnanılmaz bir arzu gıdıklanması yaşıyordum henüz girişte çalan müziği dinlediğimde. Çok saftı, çok saftım. Gerçek olmasına inanmak isterken hayatı da adeta oradaki gibi kurguluyordum. Adı bile güzeldi: Susam Sokağı. İzlerken, yediğim şeyin paketinin dibinde kalan son parçaları, parmağımı ıslatarak üstüne basma eylemiyle ağzıma götürürken yaşadığım o tuhaf hazzı ve çelişkiyi yaşıyordum. Hani susamlı çubuk biter de susamlarına dadanırsınız ya; işte o. Susamlı çubuk bitmiştir ama geride en güzel yeri olan susamlarını bırakmıştır. Hüzün ve sevinç bir aradadır. O aptal sokakta da gerçek ve düş bir aradadır. Her şey akıl almayacak biçimde olumludur, iyidir, öğreticidir, kucaklayıcıdır. Gerçek midir peki?</p>
<p>Sonra büyüdüm. İlk istediğim şeylerden biri, adı “Minik Kuş” olan o aptal yaratığın kafasını koparmaktı. Hangi hakla küçük bir çocuğun algı dünyasıyla bu kadar oynamışlardı? Adı Minik Kuş olan bir canlı nasıl bu kadar büyük olabilirdi? Büyük neydi? Küçük nasıl tarif edilirdi? Sonra adı “Kırpık” olan ve küfede yaşayan o tuhaf şeyi yakmak istedim. Uyurken küfesine gaz dökmek ve ateşe vermek… Bana sokağın maskotu, iyi, çocukların sevgilisi olarak sunulan şey aslında sokağın yancısından başkası değildi. Ben hayatta kalmanın yollarını ararken, o kim oluyordu da akşama kadar küfenin içinde çocuklara bir şeyler anlatarak ve sürekli tıkınarak göbeğini büyütüyordu? Aklımda bu hayatın aptal gerçeklerine en fazla uyan karakter sanırım “Kurabiye Canavarı” idi. Anarşistti, kafasına göre hareket ediyor ve amacını gizlemiyordu. Aklında süt ve kurabiyeden başka bir şey yoktu. Kandırılmıştım! Ne gün güneşliydi, ne de insanlar neşeliydi. Dostluk ve sevgi hiçbir yeri sarmıyordu, saramıyordu. Bu şarkının çaldığı çağda savaşlar ve neden olduğu etkiler yüzünden 180 milyon insan ölmüştü. Üstüne üstlük Susam Sokağı’nın hemen ardından başlayan ve adı “Anadolu’dan Görünüm&#8221;* olan, misak-ı milli sınırlarını çizerek bizi bu coğrafyaya hapseden, o tuhaf müzikli program başlardı. Gösterilen şeyler, Doğu ve Güney Doğu’ da öldürülmüş insanlardan başkası değildi. Biraz önce izlediğim Susam Sokağı’nda geçen sevgi, dostluk, güzellik, iyilik gibi kavramlar daha üstünden beş dakika geçmeden yerini ihanet, düşmanlık, terörist, bölücü, kan gibi sapıkça kurgulanmış diğer kavramlara bırakıyordu. Her gün bir kez ve bir kez daha alt-üst oluyordum. Büyüdüğümde hâkimiyetin ikinci kategorideki kavramlara ait olduğunu fark ettim. Ben ilk duyduklarıma inandığımı söyledikçe ya çocuklukla ya da aptal bir romantizmle suçlandım. Bu kavramları idealize edip, o dünyanın kurulabileceğini iddia ettiğimde ise hain artık ben olmuştum…</p>
<p>*Adı her ne kadar bir çeşit gezi programına benzese de, değildi. Ama keşke olsaydı.<br />Bir Çocukluk Tahayyülü Olarak Trafo<br />22 Nisan 2009 Çarşamba 12:37</p>
<p>Hayatımızda içinde bulunduğumuz anlara eşlik eden oldukça karmaşık bir ‘şey’ler âlemi vardır. Eğer o anı hatırlanmaya değer görüyorsak, o şeylerle ilişkilendiririz. Böylelikle hafızada yer edinmesi için hatıra düzeyine çekeriz o şeyi. Yani dilsiz nesneler âleminden bazılarını o anı çağrıştıran bir özneye dönüştürürüz. Zira o ana tanıklık eden her şeyi gözün bir hafıza olarak alımlaması ve idrak etmesi mümkün değildir. Ama kimileri, bizim için ilgisiz gibi görünen ilgililerdir. Örneğin doğduğumuz ya da yaşadığımız evin merdivenleri, her gün okula ya da işe giderken geçtiğimiz yoldaki sıradan bir ağaç, bir kaldırım taşı gibi. Bunlar o anın sıradanlarıdır. Sahnede oynadığımız oyunun bilinçli olarak düzenlenmiş ya da orada bulunmalarına özel bir anlam biçtiğimiz bir dekor gibi de değillerdir. Sadece geçip gitmekte olan ana tanıklık eden dilsiz sakinlerdir. Benim de çocukluğuma dair anılarımı canlandırdığımda garip biçimde ilgisiz ilgililerden bir mekân olarak trafo aklıma gelir. Evimiz, mahallemiz, akrabalarımız ve köyümüzden ibaret o sınırlı mekânsallıkta ama sınırsız hayal gücü evrenimde trafoların o anları çağrıştırma da bir yeri oldu. Hani şu sarı duvarları, kiremitleri ve kahverengi kapısının üzerinde kuru kafa olan büyükçe trafolar. Fantastik ama zaten o çağlarda elektriğe dair imgelem buna müsait. Oyun oynadığımız yerlerin yakınında muhakkak bir trafo olurdu. Çocuk aklımca da, trafoların içinde çeşitli deneyler yapan bir takım insanların ya da bizden farklı olan varlıkların yaşadığını, onların evi olduğunu düşünürdüm. Benim o zamanlar mekâna dair algım da yaşanılan yerle özdeşti. Ama hiçbir zaman bunu büyük insanlara sorma gereği hissetmedim. Çünkü bir başka denememin kafamı oldukça karıştırdığını düşünmüştüm. Cami minarelerinde de Tanrının yaşadığını düşünürdüm. Bir gün dedeme, -dede sen Allah birdir diyon ama ben her yerde görüyom dediğimde, bana gülümseyerek –aynı zamanda her yerde oğlum demişti. Ben de -hımm tamam o zaman diyerek konuyu kapatmıştım. Okul çağıyla birlikte zihnimi zapturapt altına almaya başlayan “akılcı” bilgilerden de, trafolara dair hayal gücümü hep uzak tutmaya çalıştım. Antenlerden ve boya kutularından yaptığım bisikletimi trafo kenarındaki betonda sürerken, içeride yaşayanların neler yaptıklarını düşündüm. Renkli kablolar toplayıp, merdaneli makinanın boş karton kutusundan uzay mekiği yaptım. Bekledim… Odamın camından izleyip içerdekilerin ne zaman dışarı çıkacaklarını merak ettim. Düşündüm… Trafoları düşündüm… Evdeki Alanya hatırası geleneksel Türk kızı desenli kabağın resmini 152. kez çizmekteydim ki, -sayıyı net hatırlıyorum, o zamanlar 70’lerin sonundan kalma eski evrak kayıt defterlerine bir takım notlar alıyordum- artık bu konuda derinleştiğimi düşünüp bilyelerimi alıp sokağa çıktım. İşte o an… Tam eğilip keskin bir bakışla çamur toprağa saplanmış bilyelere odaklanmıştım ki, o kahverengi kapı bilim-kurgu filmlerine özgü bir gıcırdama ve ağırlıkla açıldı. Bu ilk karşılaşmaydı. Amcamın işçi tulumuna benzer kıyafeti, elinde metal bir kutu ve hep gıpta ettiğim büyük sarı kontrol kalemi cebinde. Bir ışık süzmesi içinde kaybolup gitti… La ne var aletirikçi amca işte söylemlerine asla aldırış etmedim. Artık tablo tamamlanmıştı… O zamanlar elektrik kesintileri günlük, olağan bir olaydı ve büyükler bunu “gene trafo patladı herhalde” ile anlamlandırırdı. Ben de ise, bizim çılgınlar gene iş başında düşüncesine eşlik eden arsız bir gülümseme… Aradan uzun zaman geçti, trafolar ya kaldırılıp yerin altına alındı ya da boyandı. Hatta ev gibi süslenenleri de oldu. Ama olmadı. Benim de düş dünyalarımın yerini çernobil gerçeklikler sardı. Daha sonra okudum. Illich’in enerjinin bizatihi kendisi eşitsizliktir sözlerini alımladım. Arama mesafe koydum. İnsanlığın enerji kontrolüyle belirlenmesini hazzedemedim. Ama hala elektrik kesintilerinde o arsız gülümseme oluşur yüzümde. Çocuksu düşlerimi anarım. Gülümsemem aynı zamanda teknolojiye bağımlı bir insanlığın yaşadığı o ne yapacağını bilememe haline, kendi çıplak karanlığıyla yüzleşmesine, o kaos haline… Trafolar hem çocuk zihnimin parıltıları hem de artık başka bir simgeselliğin parçası. Şalterleri indirmek de sanırım hem bir metonimi hem de bir metafor olarak, çılgın adımlarla yeni düş dünyaları yaratmaya mükellef.<br />Kameralara Oynamak<br />26 Nisan 2009 Pazar 21:30<br />005 numaralı gözetlenen, &#8216;Kameralara oynama!&#8217; dediğinde 012 numaralı gözetlenene ne demek istemişti diye düşündüm. Herhalde şöyle bir şeydi: İzlendiğini biliyorsun ve buna göre davranışlarını değiştiriyor ve düzenliyorsun. Bu aynı zamanda izlenen &#8216;012&#8242; ile izlenmeyen &#8216;012&#8242; nin birbirinden farklı olduğunu gösteriyor. İlk bakışta bu iddiada pekte şaşırılacak bir şey yok. Hepimiz hayatımıza yeni bir uyaran girdiğinde, o uyaranın büyüklüğüne göre ya görmezden gelir, ya da onu dikkate alır ve kendimizi ve davranışlarımızı ona göre şekillendiririz. Bunda ahlaki olmayan bir şey yoktur. Ancak 005 bunu bir tür ahlaksızlık olarak hatta ikiyüzlülük anlamında kullanmıştı. O halde ikiyüzlülüğün bir erdemsizlik olduğu ön kabulüyle, ikiyüzlülüğü kötü yapan, uyaranlara göre davranışlarımızı düzenlemeyi ne iyi ne kötü veya nötr yapan nedir sorusunu sormalıyız. Davranışlarını uyaranlara göre biçimlendirmek zorunluluğun alanına girer.  Çok yüksek sesin olduğu bir mekânda anlaşılmak isteyen kişinin bağırarak konuşması bir olumsallıktan (zorunluluğun olmayışı)  çok zorunluluğa işaret eder. Zorunluluğun olduğu yerde seçimden söz edemeyeceğimize göre, onu ahlaki olarak iyi veya kötü olarak, erdemli veya erdemsiz olarak değerlendiremeyiz. Ancak sessiz bir mekânda derdini anlatmak isteyen kişinin bağırmak veya bağırmamak gibi bir seçeneği vardır ve ancak bu şekilde &#8216;bağırmak&#8217;  ahlakın konusu olabilir. Bir erdemsizlik olarak ikiyüzlülüğü, uyaranlara göre davranışlarını belirlemekten ayıran temel nokta işte bu ikiliktir. Tekrar başta verdiğimiz örneğe dönecek olursak 005, 012&#8242;ye &#8216;kameralara oynama!&#8217; diyerek aslında &#8217;sen zorunlu olmadığın halde izleyenlere kendini beğendirmek için olduğun gibi davranmıyorsun&#8217; demek istemektedir. Biz buna kısaca ikiyüzlülük diyelim. Artık bir adım öteye gidebiliriz &#8216;kameralara oynamak&#8217; hangi durumlarda ikiyüzlülük olur? Öncelikle izleyenin bunun bir oyun olduğundan habersiz olması gerekir. Ancak bu tek başına yeterli değildir. Örneğin  G. Orwell&#8217;in 1984 adlı romanında Winston Smith’te büyük birader tarafından izlendiğini düşündüğü sıralarda bir başkası gibi davranıyordu. Ve onu izleyenler onun oynadığının farkında değillerdi. Bu bağlamda Smith&#8217;i de kameralara oynamakla, ikiyüzlülükle suçlayabilir miyiz? Başka bir deyişle 012 ile Smith&#8217;i aynı kefeye koyabilir miyiz? Smith totaliter bir dünyada, o dünyayı daha az totaliter daha çok yaşanır kılmak için oynarken, 012 ve benzerleri hem bu gözetleme programlarına gönüllü girerek hem de oynama çalıştıkları oyunlarla totalitarizmi yeniden üretiyorlar. O halde insanları ister ikiyüzlülükle ister herhangi bir erdemsizlikle suçlamaya girişmeden önce dikkate almamız gereken önemli bir unsur da niyet olmalı hatta daha ileri giderek niyet-sonuç ikiliğini aşmayı denemeliyiz. İnsan davranışları daha çok düşünceden eyleme giden bir sonuç olarak kabul edilir ve bu niyet-sonuç ikiliğinde yatan temel önkabulü oluşturur. Biz bu önkabulün yani  &#8216;niyetin sonucu davranış&#8217; , &#8216;düşüncenin sonucu eylem&#8217;  yerine niyeti davranıştan, düşünceyi eylemden ayırmayan bir önkabul bulmalıyız. Ancak bu arayış ve bu arayış sırasında sorulacak sorular bize kimin kameralara oynayarak ikiyüzlü, kimin kameralara oynayarak kahramanca davrandığını söyleyebilir.<br />Bir Metafor Olarak Seçim Sandığı<br />26 Nisan 2009 Pazar 21:48</p>
<p>-Çeşitli devirlerde şu ya da bu şekilde söylenegelen<br />bilindik ve benzer şeylerden sıkıldım!-</p>
<p>Veba ile kolera arasında tercih yapmanın sendromları arasında, salt sandığa gidip oy vermenin saygı duymak gerekir retorikleriyle birlikte demokrasi aklı olarak kutsandığı bir seçimi daha geride bırakırken, o öyle kalsın daha fazla ileri gitmesin diyerek zihnimi açmak istiyorum. Politik çıkarımlar bir yana, oy kullanırken bir an da aklıma seçim sandıklarının biçimi geldi. Ne kadar da çok arı kovanına benziyor. Bilmem siz benzettiniz mi teorisyen kardeşlerim ama sanırım arıcılıktan gelen biri olarak zihnimde beliriverdi. Her ne kadar arı kovanını oval bir biçimde zihninizde canlandırdıysanız da, o kovanlar arı maya çizgi filminde kaldı. Bildiğin seçim sandığı işte. Gerçi seçim sandığı ile arı kovanı arasında benzeşim kurmamda seçim sath-ı mailini ilk kez 80’lerde yaşamış biri olarak dönemin hükümet partisinin arılı petekli ambleminin çocuk dimağımdaki etkisini de yok saymamak gerekir sanırım. Star1’de mütemadiyen gösterilen katil arılar filmiyle de bütünleşince tablo, o zamanlar zihnimde pekiyi bir yer edinmemişti arılar. Ayrıca, babamın ikide bir evde dinlettiği Ali Avaz’ın dönemin popüler albümü orta direk kurşunundaki “arılarrr, arılarrr”, “bir arı soktu beni, bin arı yedi beni”, “Türkiye oldu petek, bal dolacak bekliyek, bal yerine zam doldu, oy oy özalım” gibi sözlerden müteşekkil taşlamaları hala kulaklarımda çın çın etmektedir. Neydi efendim burada yaratılan mana dünyası, memleket sathında arı gibi çalışacağız, kovan olacak kovan mübarek, ohh yaaa das ayne zupper banana bal dök yalaaa gibi temennilerin, memleketi şantiyeye çevireceğiz söylemleri ile eş güdümlü bombardımanıdır. Yani, bugün dahi politik arenada işittiğimiz şantiye metaforu ile arı kovanı arasındaki benzeşimdir. Bizi destekleyin ki dört bir tarafınızı altlı üstlü geçitlerle, duble dragon yollarla fethehedelim. Haussmann’ın Paris’te, Speer’in Almanya’da yaptığıyla boy ölçüşemese de, kaldı ki mimari bir mantık da arz etmeden kentleri garip bir hale getirenler kendilerini arı gibi çalışıp duran kişiler (hizmet siyaseti kardeşim) olarak görmektedirler. Bu noktada, Juan Antonio Ramirez’in “La metáfora de la colmena de Gaudí a Le Corbusier, Gaudi’den Le Corbusier’ye Arı Kovanı Metaforu” adlı harika kitabına sanırım seçim sandıklarını da eklemek gerekecek. Aslında meselenin arka planını 18. yüzyılda gelişen toplum mühendisliğinin toplumu bir kovan, insanları da gece gündüz sorgusuz sualsiz çalışan insanlar olarak resmetmesine kadar götürebiliriz. Tüm bu çağrışımlara modernitenin büyük kentlerinin çılgın ve öfkeli koşuşturmasıyla karmaşa ve gürültüsü de eklendiğinde anlamlı durmaktadır. “Laissez-faire” doktrininin kurucularını etkileyen Mandeville’in “Söylentisel Petek Örgüsü ya da Çapkınların Özgürlüğü”nde yer alan “büyük bir petek örgüsü, arılarla tıka basa dolu, lüks ve rahatlık içinde yaşayan, bilimin ve endüstrinin büyük arpalığı…” şiirinde olduğu gibi ideal toplumun mükemmel bir tanımı olarak kullanılıyordu. Mandeville’in arı kovanı, anayasal bir monarşi türüdür ve 18. yüzyılın sonlarında ise cumhuriyetçi bir bağlama dönüşür. Bu yüzden arı kovanı Pritaneé Française kapısının yanında yer alır. Ayrıca Napolyon’un arıları amblem olarak seçmesi oldukça mantıklı görünmektedir. Öte yandan, François Mitterrand’ın metaforu, Marx’ın mimarların en kötüsüyle bir arı arasındaki farkı açıkladığı, “mimarlar arı kovanındaki hücreleri inşa etmeden önce onları kafalarında inşa ederler” sözüyle açıklaması oldukça ilginçtir. Arı kovanı toplumun bilinçsiz bir imgesidir, oysa mimar, bu kez bilinçli olarak, onu yöneten siyasetin bir imgesidir. Seçim sandıklarına uyarladığımızda ne kadar güzel uymaktadır. Evrensel tarih boyunca bu toplumsal böceklerin yarattığı imgeler âlemi dönemin ruhuna göre uyarlanmıştır hep. Ama biz bu modern dünyanın yarattığı naylon kepazelikleri bir kenara bırakalım. Arıcılıkla ilgilenmek birçokları için mutluluk düşüne dokunabilmenin en ulaşılabilir yoludur. Ayrıca mesela bugün arı domatesi denilen türü üretmede arıların döllenme konusundaki katkılarını seracılıkla uğraşanlar çok iyi bilir. Bu hayvanların organizasyonları, erdemleri ve ürettiklerinin nitelikleri kadar oluşturdukları mimari biçimler de insanlara çekici gelmiştir. Modern batı mimarisindeki katkıları yadsınamaz. O halde, kolektif düş gücünü böcekbilim bakış açısıyla yeniden hatırlayalım. Tıpkı, Aristaios’un keşfi gibi samimi. Dionysos’un eğlenceli bir düşü gibi. Seçim sandıklarına kustuğumuz gibi değil. Polisteki yaşam örgüsünde çok önemli olan o güzel ve akıcı konuşma özelliği gibi. Ya da Süleyman’ın “ye evladım balı, çok iyi bir şeydir, bal peteklerini dene, damaklarına çok tatlı gelecektir. Tıpkı bilgelik öğretisinin ruhuna iyi geleceği gibi…” (Vulgata, XXIV, 13-14) öğüdünü mırıldanarak, dans ederek… Bizim düşlerimizi istatistiğe dönüştürmeyin. Çekin ellerinizi arılarımızdan. Ben Büyük Türkiye falan istemiyorum. Seneye de giyersin travmasını zor atlatabiliyorum. Beni kendi kendine yeten küçük dünyamda arılarımla baş başa bırakın. Onları da rahat bırakın. Gidin kendinize başka metaforlar bulun. Misal çöp konteyneri. Sizce de münasip olmaz mı? Oldu oldu, pek şukela durdu. O kalsın öyle.</p>
<p>“-Böceklerin politikası yoktur, ama ilk böcek politikacısı olmak isterdim…”<br />David Cronenberg’in The Fly (1986) filminden bir replik<br />Kapıdan İçeri Girmek<br />26 Nisan 2009 Pazar 22:06<br />Algı kapısı açık değil. Yüzlerce yılın ağırlığı çökmüş üzerimize. Medeniyetler, kültürler, aile, eğitim ve geriye kalan her şeyin yoksunluğu. Sadece bir kapı açık. Ancak sonrakilerin müjdecisi olabilecek kadar aralık.<br /> Oyun başlar…<br /> Önceleri az kişi vardık. Kurallar sadece olduğu için gıcıklayıcıydı. Esmer tenli ya da sarışın hayaller fark etmezdi. Kaptırılan her an ancak bir yenisiyle doldurulabilirdi. Tek bir kural vardı. O da açık; sınırsız olmak için en karanlık olanı bil…<br /> Sonraları çoğaldık. Öncesinden tek farkı duymadığımız seslerin, başka açık algı kapılarının varlığıydı. İçeri giremedik. Zaten çoğulluğumuz oradan geldi. Cendereye alınmışçasına çıldırmış, en tutkulu tufanların sonraki sessizliği gibi geldi. Daha ilk gördüğümüz eşikten atlayabilecek kadar yaşamamıştık. Anlamsızlık diz boyu olmuştu ki zaten aradığımız anlam kadar bilmediğimiz oluvermiştik. Çocukça ağlamalarımız çabalarımızı ödüllendirmiyordu. Sebepsiz mızıkçılık yapmak belki oynadığımız oyunu boşa çıkarabilirdi.<br /> İnsanlar sözleştikleri kurallar uğruna eyleme geçiyorlardı. Fakat birbirleri üzerinde bıraktıkları tek intiba oyunun kurallarına uymadıklarıydı. Dışarıdan biri, belki galaksinin çok uzağından gelen biri, açtığı algı kapısından içeriye girdiği an elindeki anahtarın tek şifresini belki ‘oyun’ olarak ifade edecekti. Kuralları koyulan bir yaşamda, kuralsızlığın tek anlam olduğu bir oyun.<br /> Üzerinde anlaştığımız, aynı algıların ve onların kapı arkalarındaki dil imgelerinin zarafetten yoksun fakat kibarca aşağılanışı sözde uygarlığımızın zenginliği olmuştu. Çoktuk ve çoğalıyorduk, gittikçe farkında olduğumuz şeyin hiçbir şeyin farkında olmadığımız olduğu karabasan gibi üzerimize çöküyordu. Belli ki rahatsızdık fakat gerçekte kaybedenin olmadığını bilir gibiydik. Tıpkı bir oyun gibi… Son ana kadar dilimizle kurduğumuz medeniyetin sonunu getirecek tek bir kuralın varlığından emin olamıyorduk. Araf imparatorluğu yurttaşı Andenken (anlamı:ozanca/şairce nereden geldiğimizi düşünmek) bunu şöyle açıklıyor: “ Dil, yolların bir labirentidir. Bir taraftan yaklaşır ve yolunu aşağı yukarı bilirsin; aynı yere bir başka taraftan yaklaşır ve artık yolunu takriben bilemezsin.” Ve ardından yurttaş Phronesis’in (anlamı: hakikati açık yaşama becerisi) sesi duyulurdu: “ Labirent… bir uçurumdur.” Kurduğumuz imparatorluk çökecek gibiydi. Üzerimizde hâkimiyet kuran tüm insan yapımı atalet özüne aykırı davranacaktı. Madde hareket sabitini insan ruhunda koruyamazdı. Sabit bir hareket enerjisi ancak sonraki için bir duraklama noktasıydı.<br /> Değiştik ve değişiyoruz. Huizinga’nın dediği gibi: “ Hayat bir oyundur.”  Mu? , kuralları belli, eyleyeni açık seçik, kaybedeni gerçekte olmayan. Gerçekle ilişiği ancak ruhlarımızın tahayyüllerinde mümkün bir görünümün sadece olduğu için gerçek olan ama oluşu her türlü fantazmı doğrulayan, gerçekten doğmuş gerçek üstü bir durum. Yoksa söz konusu oyunu çevreleyen tamamıyla gerçek bir oyun mu içinde bulunduğumuz? Evrende süper novaların, sahneledikleri ışık oyunundan daha fazlasını ifade ettiğini bildiğimiz kendiliğinden oluş ve yok oluş mu?<br /> Şimdilik soruları bir yana bırakır ve başa dönersek. Algı kapılarımızın kapalı olduğu bu durumda, dilimizle kurduğumuz, algılarımızla can verdiğimiz, hem oyun hem de gerçek olan, dolayısıyla oyun olan, kurallarıyla var olan fakat bu kuralların olma vahametinden dolayı kuralsızlığı isyan belleyen, kategori dışı Araf imparatorluğumuz nasıl bir oyun oynar bize? ‘ Aisthesia’, güzelliğin ülkesi, oyunlar ülkesi, Araf imparatorluğunun başkentinden olup bitenler buna cevap teşkil eder…<br />AİSTHESİA</p>
<p>Kaldırımlar</p>
<p>Kaldırımlar her zaman çıkılacak bir yer, gidilecek bir yoldur ve yine her zaman duraksayan sakinleri vardır.<br /> Aisthesia’da kaldırımlar boştur. Araf İmparatorluğu’nun en güzide oyun bahçesi, kaldırımlarını da diğer imparatorluklardan farklı olarak gerçek dışı yaratmıştır. Mühendisleri ve işçileri zamanın birinden kalmış, meçhul çocuk kahramanlarıdır. Hem çıkılacak bir yer hem de gidilecek bir yol yoktur. Duraksayan sakinlerse ancak bahçenin sonsuz alanlarında sonlu oyunlar için duraksarlar. Sıra beklerler ve bilindik tek gerçekleri kuralların olduğudur.<br /> Kaldırım ütopyasının bittiği yer imparatorluğun bittiği yerdir. İmparatorluğun son kapısı işte orasıdır. Oradan bilinmedik, sanrılı diğer ülkelere geçilir. Kapıda ise kocaman yaldızlı yıldızlarla iki kelime yazar; “Algı Kapısı”…<br /> Bir rivayete göre Prometheus Araf İmparatorluğu’nun bir yurttaşıdır. Burada yaşamıştır. Ateşi tanrılardan çalıp Araf’a getirmiştir. Gerçekle oyunun yer kaplamadığı evrene ve onun başkenti Aisthesia’ya. Şimdilerdeyse ateş harlı yanar, ne sönecek ne de alevlenecek sabrı vardır. Tıpkı imparatorluğun her yerinde olduğu gibi kuralları değiştirir durur. Ve burada herkes kendi aklının hesaplarıyla oyuna dahildir. Oyun Aisthesia’dır.</p>
<p>Mutlak Nesne</p>
<p>Bugün Prometheus’un ateşi sönmeye yüz tutmuştu. Başkentin ortasında imparatorluğun, diğer sarmal ve katmanlı evrenin en yüksek dağında oryantal ritimleri çağrıştırıyordu. İmparatorlukta, denizin en derin yerinde, dünyanın en yüksek dağında, ışık girmez kör karanlık mağarada varlığını hissettiren ‘mutlak nesne’ ise araftan gerçeğin zincirlendiği dünyaya doğru tek bağdı ve ateşle nesnenin oyunu başka hiçbir oyunun kurallarına dahil olamazdı. Tarihte dayanılmazlık ve esaretin müthiş uyumu ancak bu şekilde yaşandı.<br /> Başkentin en eskilerinden, Araf’ın en eski yurttaşlarından, yanılgı ve hakikatin babası Alethia ‘ateş’ ile ‘mutlak nesne’nin oyunundan bahsederken hep şöyle başlardı:<br />&#8211; Oyun, hoşa gitmeyen bir şeyi yapmaktan hiçbir kayıp ya da zahmet olmaksızın kaçınabileceğin halde yine de devam edip onu yapmandır…<br />Her seferinde, burada sözünü bitirir, buğulu gözlerle ‘ateş’e bakar ve sonra ‘mutlak nesne’ye dönerek:<br />&#8211; Tıpkı karşımızda, içimizde, çevremizde duran yalın yaşamın tek kuralsızlığı sevgi gibi.<br />derdi. Ardından çekirgelerin tınmaz sefahati gibi yerinde debelenerek ve son nefesini tüketerek konuşmaya devam ederdi:<br />&#8211;Zamanın dilimlere bölünmediği, tarihin geçmiş zaman çöplüğüne dönüşmediği dönemlerde Prometheus ‘mutlak nesnenin’ kör mağarasını aydınlatan ‘ateş’i, sırf nesnenin insanoğlunun acılarını oldurduğu için ve görünmez kılınırsa acıların da sona ereceğini bildiği için çaldı. ‘Mutlak nesne’ hiç bu kadar görünmez ve karanlık olmamıştı. Prometheus ‘ateş’i imparatorluğumuzun en yüksek yerine koyduğundan beri artık evren ‘mutlak nesne’nin dünyasına ve ‘ateş’in araf imparatorluğuna bölündü…<br />Tam burada, gizemli ve karanlık bakışlarının altında sinsi gülümsemesini gizleyerek bağırdı:<br />&#8211;Ne de olsa oyun iki kişiliktir. Oyun…( biraz bekledikten sonra) ikilidir!!<br />Aletheia’yı dinleyenler birden irkilirdi tıpkı sürekli tekrarlanan ve her seferinde yabancı gözükenler gibi, oyunlar gibi. Hemen ardından uzağı görebilenin tanrıçası Theoria kalkar ve gayet rahat ve alımlı tavırlarıyla konuşmaya başlardı:<br /> &#8211;Yanılgının ve hakikatin babası Aletheia, senin nazik beynin yüreğinden daha az iş yapıyor, birbirine oyun olmuş gergin yaşam tellerin artık eskisi gibi titremiyor herhalde. Baksanıza yurttaşlar, bu yaşlı adamda Aisthesia’nın ateşinde yanabilecek saflık var mı? Bense ne kadar saf bir ütopyayım.<br />  Derdi. Alımlı ve alaycı tavırlarını çoğaltarak gözlerini yaşlı Aletheia’ya diker ve meydan okurdu:<br />&#8211; Kuralları sen koy. Yanılgı ve hakikatin oyunu ne kadar uzaktan görünene dayanabilecek. Oyunumuz ne kadar çelişkilerine dayanabilecek, benim tutarlı, tertemiz ütopyalarım senin dengesizliğini bir çırpıda nasıl kör edecek gör!<br />Derdi. Neşeli bir kahkaha atarak:<br />&#8211;Sen de bilirsin, yurttaşlarımız acı çekmek yerine, cehaleti getirecek, yanılgı ve hakikati hapsedecek söylencelere inanmayı severler…<br />Tıpkı düellonun da sonu tek taraflı kazanca giden hayat rekabetine dair bir simülasyon, bir tür oyun olduğu gibi. Yanılgı-hakikat ve teori de diyaloglarında bu oyunu oynarlardı.</p>
<p>Çığlık</p>
<p>Ve Aisthesia’da son perde kapandı. Dikkat edilirse kaldırımlar, imparatorluğun ‘Algı Kapısı’na giden yoldur ama üzerinde yürünemeyen. Oyun ülkesinin ateşi, mutlak nesnenin yakıcılığına dayandıkça insan ırkının her bireyinden kopan çığlık, Theoria’nın kahkahalarından farksızdır.<br /> Araf İmparatorluğu onulmaz bir oyundur. Ve birey aynı zamanda araf yurttaşıdır da. Arada gidip gelinen yürünemez kaldırımlar vardır ve algı kapılarından her yeni geçiş yeni bir oyundur.<br /> Şeytan meleğe sorar:<br />&#8211; Peki neyim var benim allahaşkına?<br />Melek bilindik bir rahatlık ve gülümsemeyle cevap verir:<br />&#8211; Mantıksal bir yanılgıdan müzdaripsin.<br />Voltran<br />26 Nisan 2009 Pazar 22:14</p>
<p>1980’lerden 2000’lere Çizgi Filmler ve Voltran Örneği:  Kolektivizmden Kahraman İdealine</p>
<p>“Kahramanı yaratan, koşullardır.” <br />Christopher Caudwell</p>
<p> 1970’lerin sonu ve 1980’lerin başında doğanlar için çizgi filmlerin hayatlarındaki yeri ve bir toplumsal ajan olarak rolü çok büyüktür. Bu yıllar aynı zamanda çizgi roman kültüründen yavaş yavaş uzaklaşmayı ve çizgi film kuşaklarına doğru bir geçişi temsil eder.<br />Dönemle ilgili akla gelen ilk örnek hiç kuşkusuz, bir Japon çizgi filmi olan Voltran’dır. Voltran, çizgi film ve çocuk dünyasında oldukça önemli bir şöhrete sahiptir. Onu bu kadar önemli kılan nedir peki? Voltran her şeyden önce kolektivizmin önemli bir temsilidir. Hatırlayanlar olabilir ama yine de anlatmakta fayda var: Voltran tam olarak 5 kişiden oluşan ve bir araya gelmeden düşmana karşı her koşulda başarısız olan bir robotlar birliğidir. 5 aslan robot, kullanıcıları olan 5 genç (ki çocuk yaştadırlar daha) tarafından tehlike anlarında buluşmak suretiyle gizemli mekânlarında tutulurlar. Voltran’ı oluşturan şey bu aslanların bir araya gelmesi ve bu doğrultuda hepsinin Voltran’ın bir uzvunu yönetmesi şeklinde açıklanabilir (kollar, bacaklar ve kafa). İşte Voltran’ı ayrıcalıklı kılan nokta, bu bir arada olma halidir. Çünkü düşman robot istisnasız hiçbir bölümde, aslanlar birleşip Voltran’ı oluşturmadan yok edilemez. Bu yüzden Voltran kolektif bir bütündür. Ama asla “bir” değildir, her zaman “birlik”tir. Eğer illa bir kahraman aranıyorsa da o kahraman “1” kişi değil, kişilerin toplamıdır. Voltran bu ve bunun gibi nedenlerden dolayı o dönem çocukları için bir çeşit kırılma noktası olmuştur.<br />Voltran sonrası dönem olarak adlandırılabilecek süreç ise ortalama 90’lar başından bugüne kadar gelmektedir. Bu süreç (Voltran’ın aksine) çocuklara kahraman ideolojisinin en çok pompalandığı yılları işaret eder. Tabi esasen toplumsal arka planda var olan şey neo-liberalizm hegemonyası, onun yaşam pratiğine dönüşen bireycilik, pasifizm ve atomizasyondur. Superman, Supergirl, Spiderman, He-man, …man, …girl* gibi bütün bu kahraman adamlar ve kadınlar üstün güçlere sahiptir ve kahramanlıklarını esasen bu güçlerinden alırlar. Oysa Voltran’ı oluşturan unsur, özel, aşkın bir güçler birliği değil gayet basit biçimde insan emeğiyle üretilmiş makinelerdir. Biz Voltran’ı meydana getiren ortalama koşulları biliriz. Hatta iyi bir eğitimle Voltran’ı oluşturan aslanlardan birini kullanabileceğimize de inanabiliriz. Fakat bu süper kahraman denilen şahsiyetlerin güçleri nedense, bizim hiçbir zaman ulaşamayacağımız ya da kendimizi dönüştüremeyeceğimiz niteliktedir. Örneğin Kripton’da doğmuş olmak, tesadüfen gen yapımızın değişmesi veya gamma ışınlarına maruz kalmak gibi. Kahraman ideolojisi işte bu yolla bizi pasifize eder. Kahraman olamayacağımız için, her zaman bir kahramanı beklemeye mahkûm ediliriz. Tek başımıza da zaten elimizden bir şey gelmemektedir. Her durumda suçlanacak kişi de bellidir minnet dilenecek kişi de. Eğer suç unsuru olaylar çoğalıyorsa bu kahramanın yetersizliğindendir. Mesela yoksulluk asla bir etken değildir. Sistem sorunsuz işler.<br />Toparlarsak en başta da dediğim gibi illa ki bir kahraman aranacaksa o “ben” değilim. O, “biz”iz. Biz üretenleriz; Voltran’ı birleştirenler. Bizim aşkın güçlerimiz yok ama birlikteliğimiz var, onların ise kahramanları.</p>
<p>Kahramanlar burjuvaziye, VOLTRAN İSE PROLETERYAYA AİTTİR. </p>
<p>* Her ne kadar kahramanlar arasına birkaç kadın karakter ‘serpilmiş’ olsa da kahraman ideolojisi her zaman için cinsiyetçidir. Güç, cesaret, korkusuzluk gibi kahramanlık öğeleri hep erkeklere atfedilmiştir. Kadınlar çoğunlukla erkek kahramana âşık olan romantize bir tipoloji oluştururlar. (Meraklısına not: Voltran’da Mavi Aslan kadındır, prensestir ve çok etkindir.)<br />‘Ben’ Çağı<br />26 Nisan 2009 Pazar 22:18<br />Ben: çağın sloganı olmaya aday her cümlenin öznesi o. Artık her cümle ‘ben’i anlatıyor, ‘bana’ dair anlamlar taşıyor, ‘benim seçtiklerim’den bahsediyor. Her şey ‘benim sayemde’ ya da ‘benim yüzümden’ gerçekleşiyor. İnsanlar üzüldüklerinde “neden benim başıma geldi?” diye haykırıyor. Başardıklarında ise “ben yaptım” diye seviniyor. Birilerine öykünürken “keşke biz de…” yerine “keşke ben de…” diye başlayan cümleler kuruyorlar. Artık hiçbir konuda ortaklaşamıyoruz. Bir arada yaşayan tek kişilik ‘ben’ler kümelerinden mürekkep yaşamlarımızda yuvarlanıp gidiyoruz.</p>
<p>Peki, ne zaman unuttuk birlikte olmayı? Hangi ara sıkıştık ‘benimizin’ içine bu kadar? Ya da neden hiçbir konuda ortaklaşamıyor, bir arada bir şeyler inşa etmenin, üretmenin ya da paylaşmanın tadını alamıyoruz? Hayat, anlatıldığı gibi sadece ‘benim seçimlerim’den mi ibaret acaba? Ortaklaşabildiğimiz, ‘biz’ olduğumuzu hissettiğimiz şeyler, üzerine kutsal değerler yüklenmiş olanlardan mı oluşmak zorunda? Hayatın en basit ayrıntılarında bir arada hareket edemez miyiz? Üzüntülerimizi paylaşarak hafifletip, mutluluklarımızı yine paylaşarak çoğaltamaz mıyız?</p>
<p>Öylesine içselleştirildi ki ‘ben’cilik, bir tiryakiliğe dönüştü; artık çocuklar bile tek kişilik oyunların sahte kahramanları olmak için birbirlerini ‘yenmek’ten, tek başına kazanmaktan başka bir şey düşünmüyorlar. Eski takım oyunları yerini tek kişilik gösterilere bıraktı. Denemek isterseniz, çocuklara kim olduklarını sorun ve cevaplarına bakın. Hatta bunu biz duygusunu en yoğun yaşadıklarını düşündüğünüz yerlerde yapın. Cevaplarındaki açık ya da gizli öznelere odaklanın. Acaba kurdukları cümlelerin kaç tanesi ‘ben’, kaç tanesi ‘biz’ ile başlıyor? Sorun ve çekinmeyin; çocuklar toplumu okuyabilmeniz için size birçok kitaptan daha iyi kaynaklık edecektir. Olmadı, eskiden oynadığınız oyunları, izlediğiniz çizgi filmleri düşünün ve bugünkü çocuklardan onların oyunlarını öğrenin. Sadece kazanmaya odaklanan, beraberliğin bile tahammül sınırları içinde algılanamadığı bugünün çocuklarının oyunlarına bakın. Çağ onların çağıdır. Çağ tek başına kahraman olmaya çalışan ve bu yüzden yanındakileri görmezden gelen hatta elinden gelse onları yok etmeye çalışan çocukların çağı. Ama ne yazık ki, yalnızlar çağı. Kahramanlaştıkça yalnızlaşan çocukların dünyası bu. Öyle ki, zamanı geldiğinde yaşadığı kahramanlığı paylaşacak insan bile bulamayacak çocukların dünyası. Kendisine tapan yalnız insanların çağı…<br />Güneş &#8220;SABA&#8221; Çıkar &#8220;RAST&#8221; İner<br />26 Nisan 2009 Pazar 22:34</p>
<p>Sabah; gündoğumu, umut doğumu, yeşer hallerin ızdırabı&#8230;</p>
<p>Hilmi efendi gündoğumundan kinaye neyiyle saba makamından soluk üflüyor.</p>
<p>Sabah ezanıyla müderris efendi de aynı makamdan Hilmi efendiye eşlik buyuruyor&#8230; </p>
<p>&#8220;Dügâh kopup Segah ve Çargâh ve NimSabâ ve Hüseyni perdelerini gösterip ve Hüseynîden dönüp bî Neva, Sabâ Nimi ile Çargâh ve Segahtan sonra Dügâhda karar eder.&#8221; dedi neyzen.</p>
<p>&#8220;İki tam sesle başlayıp üçlü dörtlü ve tam notalarla başlayıp devamıyla tam notadan dönüp eksik beşli, eksik dörtlü ve dörtlü ile üçlü notada dem vuran sonunda da ikili tam notada bitiş veren çıkış sesli, çıkışı bülbüle hezeyan bir makamdır.&#8221; dedi müderris efendi.</p>
<p>Ama birinden &#8220;Allah&#8221; diğerinden &#8220;Huuu&#8221; sesi yükselerek geldi bu öbek öbek kelimeler&#8230;</p>
<p>Peyami amca dört duvar arasından &#8220;es&#8221; verdi&#8230; Zamanı kollayan udi ise perdesiz ar penceresinden şehvet dolu tizsiz tok bir la verdi.</p>
<p>Gün doğarken musikinin eşrefperverliği filhakika inancın biteviye yürek tellerine tın verdi&#8230;</p>
<p>Tıınlayan, annn ve an tok tellere müzdarippp huu allah seyrini eyledi&#8230;.</p>
<p>İnsanın doğayla, doğanın bilinçle, bilincin sevgiyle, sevginin huzurla buluştuğu, hükmedip yürüdüğü bu hayat&#8230;</p>
<p>Takat, sadakat, ahlak, muallak&#8230;<br />İstidat<br />26 Nisan 2009 Pazar 22:55<br />Son zamanların insanı, bilhassa &#8220;ben&#8221; ile başlayan öznelerin dünyası yaptıkları veya oldukları şeyi kabiliyetle nitelendirebilmektedir&#8230; Bunun bir açısı bize yaptıklarımızı yapa-bilmemiz için kabiliyet sahibi olmak, kabil olmak, özü itibariyle bilgi seviyesinde dolaşan, yapılan her neyse onun hakkında doğal davranışlara sahip olmak veya bunu kolayca ve kısa zamanda gerçek kılmak olarak düşünebiliriz.  </p>
<p>Kabil olmak etimolojik kökeni itibariyle farsça kökenli bir anlam olarak &#8220;mümkün&#8221; olmak anlamına gelir. Bu durumda kabiliyet mümkün kılmak anlamına gelebilir. Arapça kökeni ise &#8220;istidat&#8221;tır. İstidat ise Arap coğrafyasında önemli bir yer teşkil eder. İsti-ab su dolduran veya bulan anlamında, isti-bdat başıboş hoyrat davrana-bilen anlamında kullanılır. &#8220;İsti&#8221; ile &#8220;dat&#8221; arasında yer alan &#8220;b&#8221; kuranda yer alan anlamıyla &#8220;elif&#8221; öz ise &#8220;b(e)&#8221; özün bulunduğu yer sıfatını taşır. Bu anlamda istibdat zaman ve mekânda özgür irade sahibi, kadir varlığın bulunduğu durum olarak ifade edilebilir.  </p>
<p>Gelelim meselenin özüne. &#8220;Ben&#8221; dünyası kabiliyetten gittikçe yoksunlaşmaktadır. Yukarıda da ifade ettiğim gibi bu, beceriden ziyade, zaman ve mekânda irade kullanamamak ve olamamak anlamını taşır. Varoluş niteliklerinden yoksunluk bir özne olamamayı da beraberinde getirir. Bu da özgün olamamayı ve giderek silikleşmeyi beraberinde getirir. Buradaki &#8220;öz&#8221; ün anlamı açık nüve, çekirdek, varoluşa içkin olan, anlamını taşır. &#8220;gün&#8221; ise orta Asya Orhun kitabelerinde anlamını bulur. Buna göre Türk kavmi ay ve yıl zamanından ziyade gün hesabıyla yaşamaktadır. Her geçen gün o coğrafyada bir başarı ve özgürlük için bir çentik daha demektir. Dolayısıyla öz-gün varlığını özünü bozmadan devam ettirebilmek sıfatına dönüşür. Bu kadar var olmak ve irade göstermek insan ırkı için önemliyken tersi bir hayat tasavvuru genlerimizi kemirmektedir. &#8220;Ben&#8221;i kemirmektedir.<br />Tartar Üzerine<br />26 Nisan 2009 Pazar 23:02</p>
<p>“Tartar Üzerine Etimolojik ve Antropolojik Tetkikler” </p>
<p>2. Dünya Savaşı üzerine bir kitabı araştırırken rastladığım “Firearms: A Global History to 1700” adlı kitapta yer alan bir dipnottaki bilgi, kelimelerin çağrışım dünyasındaki serüvenini harikulade bir biçimde gözümün önüne seriverdi. Mevzu şu; Call of Duty oyununu adlandırdığımız, -ne zaman kim tarafından adlandırıldığını hatırlamıyorum ama kolektif şuursuzlaşma akabinde hezeyan bir biçimde kullana geldiğimizi bildiğim- “Tartar” kelimesinin aslında etimolojik ve antropolojik bağlamda tarihsel bir gönderimi olduğunu öğrendim.   </p>
<p>Tartarus, Tartar ve silah  </p>
<p>Kitapta ateşli silahlar hakkında batı yazınında yapılan bir takım atıflardan bahsedilmektedir. “…Petrarca’ya göre ateşli silahlar cehennemden gelen bir araçtı. John Mirfield şeytanın ajanı, Francesco Guicciardini insandan daha şeytani, Erasmus cehennem makinası, İngiliz edebiyatının en büyük epik şairlerinden John Milton ise Paradise Lost adlı eserinde ateşli silahları şeytanın cehennem güçleri arasındaki sürpriz bir gücü olarak niteler. Orlando Furioso’nun kahramanı ise okyanustan gelen ilk silaha şöyle haykırıyordu: “lanet olası, şeytani makine, seni Beelzebub’un Tartarus’un derinliklerine attığı gibi derinlere atacağım.” Dipnottan giderek burada ifade edilen Tartarus ya da Tartaros’un, Yunan mitolojisinde, hem bir Tanrı hem de yeraltında bir yer adı olduğunu öğreniyoruz. Biraz daha ayrıntılı bilgi edindiğimizde ise, ünlü şair Hesiod’a göre ağır bir demirin cennetten dünyaya düşmesi dokuz gün almaktadır. Şaire göre, bir dokuz gün daha sonra Hades’in bile altında yer alan Tartarus&#8217;a ulaşır. İlyada&#8217;da Tartarus&#8217;la Hades&#8217;in arasındaki uzaklığın dünyayla cennet arasındaki uzaklıkla aynı olduğu söylenmiştir. Beelzebub ise burada şeytanın bir lakabı olarak kullanılır. Yukarıda ateşli silahlara ilişkin batı yazınında verilen şeytani atıfların yunan mitolojisine göndermeyle tamamlandığı görülmektedir. Bu nokta esas olarak bir başka atıf’a gidecektir. Avrupalılar, çoğu zaman Moğollar için kullandığı ama onlarla ilişkili olsa da farklı bir bozkır göçebesi olan Tatarlara, Latincedeki Tartarus’a benzerliğinden ötürü “Tartar” demiştir. Silahla Tartarus arasında kurulan bağ, Tartarus’la Tartara, oradan da tekrar silahla Tartara taşınmıştır. (eşine az rastlanabilecek etimolojik kaymaya hayranlığımı tekrardan belirteyim) Burada etimolojik bağlamın dışında tarihsel bir anlam söz konusudur. Çünkü Batılılar üzerinde silahların gelişimi hususunda Tatarların (batılı deyişle Tartar) rolü çok önemlidir. Gerçi Batılılar kimi zaman Türkler, Moğollar ve Tunguzlar içinde Tartar demişse de (şunu da belirtmek gerekir ki Tatar da zaten eski Türkî dillerinde diğer insanlar anlamına gelmektedir), burada esasen Doğu Avrupa’daki Tatarların rolü olduğuna dair tarihsel ipuçları bulunmaktadır. Örneğin Tatarlar tarafından Osmanlı ordusuna kazandırılan ama Avrupa’da yaygınlık kazanan Tatar yayı olarak bilinen yay, Ortaçağ Avrupa’sında şövalyelerin zırhını deldiği için favori silah olmuştur. Tatarlar hem geliştirdikleri silahlarla, hem de yaptıkları güçlü akınlar karşısında geliştirilen silahlarla, bu anlamda batıda silahın gelişimi konusunda önemli etkileri olmuştur. Osmanlı ordusu içinde rolleri çok önemlidir. Halk arasında cesur ve korkusuzca düşmanın üzerine atıldıkları için Deliler diye anılan askeri birliğin dağılmasından sonra ortaya çıkan boşluk Tatar savaşçılarca doldurulmuştur. Sonuç olarak, Tatarlar ateşli silahların gelişim gösterdiği 13. ve 14. yüzyıllardaki siyasi ve askeri alanlardaki etkileriyle bu anlamda batılılar nezdinde silahla Tartar arasında bir bağın oluşmasına vesile olmuştur. Başta alıntıladığım betimlemelerdeki şeytani imgeler ise ‘diğerleri’ne içkin olarak silah üzerinden ifade edilmiştir.  </p>
<p>Çayır çimendeki ineklerin sırrı</p>
<p>Call of Duty 2 oyununda kimi haritalarda görülen ve üzerlerinde sineklerin vızıldadığı ölmüş inekler ile Tatarlar arasında da kuracağım bağ, ateşli silahların gelişimiyle Tatarlar arasındaki bağa denk düşecektir. Bilinen ilk biyolojik silahın Tatarlar tarafından 1346 yılında kimi kaynaklara göre Cenevizlilerin kuşatılmasında kimi kaynaklara göre ise şimdiki Ukrayna sınırları içinde kalan Kaffa’yı kuşatmaları sırasında kullanıldığı bilinmektedir. Vebadan ölmüş askerlerin cesetlerini ve fareleri mancınıkla şehrin surlarının içine atmışlar ve şehirde veba hızla yayılınca Tatarlar savaşı kazanmışlardır. Daha sonraları yaygın bir biçimde hem 1. hem de 2. dünya savaşlarında şarbonlu inekler Tatarlardan örnek alınarak kullanılmıştır. Özellikle alman casuslar düşman ülkelere ihraç edilecek hayvan yemlerine şarbon bulaştırarak sabotaj eylemlerine başvurmuşlardır. Oyundaki ineklerin silah kurşunuyla ölmedikleri dikkatli bakıldığında anlaşılabilir. Belirgin biçimde hastalık kaparak öldükleri görülmektedir. Ancak yemlerindeki şarbondan dolayımı orada öldüler yoksa şarbonlu inekler cephede bir biçimde kullanıldılar mı bunu kestirmek zordur. Çünkü Fransa haritalarındakiler birinci biçime yorulabilir ama farklı haritalarda da alakasız biçimlerde ölü inekler görülebilir.  </p>
<p>Sonsöz</p>
<p>Hegel’in sözcüklerin tarih içindeki serüveni olarak adlandırdığı şeyin gelip de şuursuz benliklerimize çarpmış olmasını, bizim sıradan hayatımızın bir köşesinde dilimize vurmasını neye yormak gerekir acaba…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/perspektif/hikaye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zuma Oyunları (Zuma Games) &#124; 23 Adet Full Oyun &#124; Ekran Görüntüleri &#124; RS Links</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/zuma-oyunlari-zuma-games-23-adet-full-oyun-ekran-goruntuleri-rs-links-2/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/zuma-oyunlari-zuma-games-23-adet-full-oyun-ekran-goruntuleri-rs-links-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 11:02:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[hp]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/zuma-oyunlari-zuma-games-23-adet-full-oyun-ekran-goruntuleri-rs-links-2/</guid>
		<description><![CDATA[



 Zuma Oyunları (23 Adet)
Zuma Deluxe


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Zuma Starwars


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Zuma Tumblebugs


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Zuma Tumblebugs 2


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Zuma &#8211; Atlantis


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Zuma &#8211; Luxor Amun Rising


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div>
<div align="center"> Zuma Oyunları (23 Adet)</p>
<p>Zuma Deluxe<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/d2afa_ZumaDeluxe-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a6b5d_ZumaDeluxe-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma Starwars<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a6b5d_ZumaStarwars-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a6b5d_ZumaStarwars-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma Tumblebugs<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a6b5d_ZumaTumblebugs-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a6b5d_ZumaTumblebugs-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma Tumblebugs 2<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a6b5d_ZumaTumblebugs2-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/c9a3c_ZumaTumblebugs2-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Atlantis<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/c9a3c_ZumaAtlantis-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/c9a3c_ZumaAtlantis-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Luxor Amun Rising<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/c9a3c_ZumaLuxorAmunRising-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/c9a3c_ZumaLuxorAmunRising-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma Luxor 2<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/c9a3c_ZumaLuxor2-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/c9a3c_ZumaLuxor2-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma Luxor 3<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/1998b_ZumaLuxor3-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/1998b_ZumaLuxor3-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma Giza<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/1998b_ZumaGiza-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/1998b_ZumaGiza-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Cameleon<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/1998b_ZumaGiza-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/1998b_ZumaCameleon-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Magic Tea<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/1998b_ZumaMagicTea-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/1998b_ZumaMagicTea-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Sparkle<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/8d06e_ZumaSparkle-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/8d06e_ZumaSparkle-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Birds on a Wire<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/8d06e_ZumaBirdsonaWire-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/8d06e_ZumaBirdsonaWire-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Atlantis Sky Petrol<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/8d06e_ZumaAtlantisSkyPetrol-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/8d06e_ZumaAtlantisSkyPetrol-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Beetle Bump<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/9ddb7_ZumaBeetleBump-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/9ddb7_ZumaBeetleBump-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Bengal<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/9ddb7_ZumaBengal-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/9ddb7_ZumaBengal-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Butterfly Escape<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/9ddb7_ZumaButterflyEscape-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/9ddb7_ZumaButterflyEscape-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Ghost Frenzy<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/9ddb7_ZumaGhostFrenzy-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a8759_ZumaGhostFrenzy-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Inca Ball<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a8759_ZumaIncaBall-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a8759_ZumaIncaBall-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Pirate Poppers<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a8759_ZumaPirate-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a8759_ZumaPirate-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Sponge Bob<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a8759_ZumaSpongeBob-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/11fee_ZumaSpongeBob-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Svetlograd<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/11fee_ZumaSvetlograd-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/11fee_ZumaSvetlograd-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
Zuma &#8211; Sweetopia<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/11fee_ZumaSweetopia-Start.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/11fee_ZumaSweetopia-Game.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b> </div>
</div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>Zuma Oyunları (Zuma Games) | 23 Adet Full Oyun | Ekran Görüntüleri | RS Links</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/zuma-oyunlari-zuma-games-23-adet-full-oyun-ekran-goruntuleri-rs-links-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>psp ile online soru ve fikir&#8230;.</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/psp-ile-online-soru-ve-fikir/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/psp-ile-online-soru-ve-fikir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 10:39:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[PSP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/psp-ile-online-soru-ve-fikir/</guid>
		<description><![CDATA[


arkadaslar PsP ile nasil internet&#8217;e oynamayi bilmek istiyorsaniz yada hangi oyunlar inet calistini örenmek istiyorsaniz , buraya sorunuzu yazin.dün ben herseyi konu eklemistim Silmisler. bunu yapanlar emeye saygiyi örenememisler. neyse siz sorunu sorun ben cevaplarim. bu arada Online ID&#8217;im PERFECT]SOLDIER       oyun oynamak isteyen buraya yassin. ben geri yazarim.




Turk internet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div>arkadaslar PsP ile nasil internet&#8217;e oynamayi bilmek istiyorsaniz yada hangi oyunlar inet calistini örenmek istiyorsaniz , buraya sorunuzu yazin.dün ben herseyi konu eklemistim Silmisler. bunu yapanlar emeye saygiyi örenememisler. neyse siz sorunu sorun ben cevaplarim. bu arada Online ID&#8217;im PERFECT]SOLDIER       oyun oynamak isteyen buraya yassin. ben geri yazarim.</div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>psp ile online soru ve fikir&#8230;.</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/psp-ile-online-soru-ve-fikir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnceleme: Sapphire HD4550 512 MB</title>
		<link>http://www.3gcep.net/bilgisayar/inceleme-sapphire-hd4550-512-mb/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/bilgisayar/inceleme-sapphire-hd4550-512-mb/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 10:29:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[hd]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/?p=19423</guid>
		<description><![CDATA[


Cebinize hiç dokunmadan yüksek çözünürlüklü film ve oyunların tadına bakmak ister misiniz?



Bu icerik web uzerinde yer alan turkce Bilgisayar Haberleri kaynaklarindan seçilen, PC World Türkiye sitesinde İnceleme: Sapphire HD4550 512 MB basligi ile yayinlanmistir. Yazinin devamini okumak, blogu veya siteyi ziyaret etmek, daha ayrintili bilgi edinmek ve orjinal kaynak sayfayi görmek için tiklayiniz.

PC World Türkiye
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
Cebinize hiç dokunmadan yüksek çözünürlüklü film ve oyunların tadına bakmak ister misiniz?<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/87fc6_pnp8h04XYHU" height="1" width="1" />
</td>
</tr>
</table>
<p>Bu icerik web uzerinde yer alan turkce Bilgisayar Haberleri kaynaklarindan seçilen, <b>PC World Türkiye</b> sitesinde <b>İnceleme: Sapphire HD4550 512 MB</b> basligi ile yayinlanmistir. Yazinin devamini okumak, blogu veya siteyi ziyaret etmek, daha ayrintili bilgi edinmek ve orjinal kaynak sayfayi görmek için <a target="_blank" href="http://feedproxy.google.com/~r/pcworldcomtr/~3/pnp8h04XYHU/sapphire-hd4550-512-mb-incelemerss_5117.html">tiklayiniz.</a><br />
<br />
PC World Türkiye</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/bilgisayar/inceleme-sapphire-hd4550-512-mb/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Need For Speed UNDERCOVER Multi 18</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/need-for-speed-undercover-multi-18/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/need-for-speed-undercover-multi-18/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 09:37:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[2008]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[hp]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[multiplayer]]></category>
		<category><![CDATA[Need for Speed]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/need-for-speed-undercover-multi-18/</guid>
		<description><![CDATA[



Platform: PC
Tür: Arcade / Racing (Cars) / 3D
Multiplayer: Var [Internet,LAN]
Yayıncı: Electronic Arts
Yapımcı: EA Black Box
Çıkış Tarihi: 2008 Kasım
İndir:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/ba09d_2d7zsxt1-400x567.jpg" border="0" alt="" /><br />
Platform: PC<br />
Tür: Arcade / Racing (Cars) / 3D<br />
Multiplayer: Var [Internet,LAN]<br />
Yayıncı: Electronic Arts<br />
Yapımcı: EA Black Box<br />
Çıkış Tarihi: 2008 Kasım</p>
<p>İndir:<br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
Need For Speed UNDERCOVER Multi 18 *Rip* [Team JPN]</div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>Need For Speed UNDERCOVER Multi 18</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/need-for-speed-undercover-multi-18/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Call of Duty: World at War [ FULL RIP ]</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/call-of-duty-world-at-war-full-rip/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/call-of-duty-world-at-war-full-rip/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 09:35:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[2008]]></category>
		<category><![CDATA[amd]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[hp]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[intel]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[multiplayer]]></category>
		<category><![CDATA[nvidia]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Vista]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>
		<category><![CDATA[windows xp]]></category>
		<category><![CDATA[xp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/call-of-duty-world-at-war-full-rip/</guid>
		<description><![CDATA[



Platform: PC
Tür: FPS
Multiplayer: Var
Yayıncı: Activision Blizzard
Yapımcı: Treyarch
Çıkış Tarihi: 2008 Kasım
İndir:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/d62bc_2quluzn1.jpg" border="0" alt="" /><br />
Platform: PC<br />
Tür: FPS<br />
Multiplayer: Var<br />
Yayıncı: Activision Blizzard<br />
Yapımcı: Treyarch<br />
Çıkış Tarihi: 2008 Kasım</p>
<p>İndir:<br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
İso dosyasını Daemon tools ile mount edebilirsiniz..</p>
<p>Minimum sistem gereksinimleri:<br />
-Processor: Intel Pentium 4 3.0Ghz /<br />
AMD Athlon 64 3200+<br />
-Display Card!: NVIDIA Geforce 6600 GT 256MB /<br />
ATI Radeon X1600 XT 256MB<br />
-Memory: 1024MB<br />
-Free Disk Space: 8GB<br />
-Operating System: Windows XP SP2 / Windows Vista</div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>Call of Duty: World at War [ FULL RIP ]</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/call-of-duty-world-at-war-full-rip/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Counter Strike 1.8 GS &#124; Full Download &#124; RS Links</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/counter-strike-18-gs-full-download-rs-links/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/counter-strike-18-gs-full-download-rs-links/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 07:56:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[amd]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[Counter Strike]]></category>
		<category><![CDATA[download]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[hp]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/counter-strike-18-gs-full-download-rs-links/</guid>
		<description><![CDATA[


Counter Strike 1.8



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div>Counter Strike 1.8</p>
<p><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/14173_CS18.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/14173_CS18Screen1.png" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/14173_CS18Screen2.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p><b>Kurulum:</b> Oyunu klasöre çıkardıktan sonra oyunun .exe dosyasını tıkladığınızda bir şifre soracaktır, şifre alanına klasördeki <b>Keygen</b> isimli belgenin içindeki yazıyı yani <b>Goiceasoft Studios</b> yazınız ve kuruluma dewam ediniz. Oyunun kurulumu bittikten sonra oyunu ilk açtığınızda bir şifre daha soracaktır, o alana da klasörün içinde bulunan <b>CD-Key</b> isimli belgenin içindeki yazıyı yani <b>AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA</b> yazınız. Oyunun kurulumu tamamdır, iyi oyunlar ..
</div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>Counter Strike 1.8 GS | Full Download | RS Links</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/counter-strike-18-gs-full-download-rs-links/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıradan martılardan farklı olan Jonathan</title>
		<link>http://www.3gcep.net/kategorisiz/siradan-martilardan-farkli-olan-jonathan/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/kategorisiz/siradan-martilardan-farkli-olan-jonathan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 12:31:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[acer]]></category>
		<category><![CDATA[amd]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[klip]]></category>
		<category><![CDATA[londra]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sony]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uydu]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/kategorisiz/siradan-martilardan-farkli-olan-jonathan/</guid>
		<description><![CDATA[Kendimden Ricam; Bu Son Olsun!09 Nisan 2009 Perşembe 20:11Daha sonra yazmayı düşündüğüm bir o kadar komik ama kafa ütüleyici konferansın ardından okulun bahçesine çıkar çıkmaz havayı ciğerlerim patlayana kadar içime çektim. Hava ciğerlerime doldukça, ben de huzurla doldum! Sonra koşa koşa bilgisayar bölümüne ait blogun merdivenlerini çıktım. Amacım bir an önce okuldan çıkmaktı. Gerçekten sıkılmıştım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendimden Ricam; Bu Son Olsun!<br />09 Nisan 2009 Perşembe 20:11<br />Daha sonra yazmayı düşündüğüm bir o kadar komik ama kafa ütüleyici konferansın ardından okulun bahçesine çıkar çıkmaz havayı ciğerlerim patlayana kadar içime çektim. Hava ciğerlerime doldukça, ben de huzurla doldum! Sonra koşa koşa bilgisayar bölümüne ait blogun merdivenlerini çıktım. Amacım bir an önce okuldan çıkmaktı. Gerçekten sıkılmıştım çünkü&#8230;</p>
<p>Hemen beyaz öğretmen önlüğümün cebinden anahtarımı çıkardım ve Dune Çocuklarını dolap raflarının üstüne koydum. Çantama dolabımdaki eşyaları tıktım ve hızlıca arkadaşlarıma yetişmeye çalıştım.</p>
<p>O an olan olmuş ama ben bunu ertesi günün saat 7:10 civarı farkedeceğim&#8230;</p>
<p>Sohbet ede ede üç arkadaş Kadıköy&#8217;e indik. Otobüste de kitap okumak istemedim ve uyumayı tercih ettim. Güzelcene de evime gittim. Her gece kitap okumak için can atan ben aksilik bu ya.. kitap okumak istemedim. O gün sırt çantamı bir kez açmadım bile.</p>
<p>Sabah oldu&#8230; Zorla yataktan kalktım&#8230; Güzelim uykum bölünmüştü&#8230; Formamı giydim&#8230; Çantamı hazırlayacağım&#8230; Ana! O da ne?!  Kitabım yok!</p>
<p>Zihnimi kurcaladım: En son nerede ne yaptım diye. Zihnimde beliren iki görüntüden ikincisinin kesin olduğu kararına vardım. Bu sefer erken çıktım&#8230; Hemen dolabın üstüne baktım ama yoktu&#8230; Yok&#8230;<br />Öğretmenlere sordum ancak böyle bir kitabın onlara iletilmediğini söylediler&#8230; Anlaşılan sarılarak uyuduğum kitabım başka ellerin olmuştu&#8230; Çok üzgünüm, hala üzgünüm&#8230; Umarım ki denk gelirim kitabıma.<br />Bu kaybettiğim -kayıp değil unutkanlık aslında-  ilk şey değil. Daha önce de derste giydiğim beyaz önlüğümü kaybetmiştim&#8230; Hatta bir seferinde flaş belleğimi bile unutacak kadar unutkan olmuştum. Neyse ki şimdi daha dikkatliyim(?).</p>
<p>Konferansı da anlatıp ben de kafa ütülemek istiyorum ancak uykum var&#8230; Uyumak istiyorum&#8230;<br />Hoşça kalın!<br />Sakın unutkanlık etmeyin. Hoş olmuyor&#8230;</p>
<p>*DipNot geçmeden olmaz: Özel günleri; doğum günleri, bir insanla karşılaştığım ilk günü, o günkü kıyafetlerini.. vb. unutmam kolay kolay. Her nedense ilgimi çeker&#8230;<br />Bu Nasıl Anneliktir!<br />04 Nisan 2009 Cumartesi 00:35<br /> Balkonumuza daima gelir kuşlar ve yuva yaparlar&#8230; Bu da onlardan yalnızca biri.</p>
<p>Mart ayında bir kumru yumurtlamış bizim balkona. Bakıyordum hep orada yumurtalarının &#8211; yavrularının- yanındaydı. Ben de bir seferinde o anneleri yokken fotoğrafını çekmiştim. Neyse.. Sonra bir anda bir daha gelmez oldu anneleri&#8230; Hala bekliyoruz ama yoklar&#8230; Yumurtalarına da hiç dokunmadık öyle duruyorlar&#8230; Artık çürümüştür yavrucaklar,yazık. Bu ne biçim annelik içgüdüsüdür!</p>
<p>Neredesin ey anne kumru! Duy yavrularını!</p>
<p>Bak eğer yavrularının yanında olsaydın onlar da şu an resimdeki kadar güzel olacaklardı&#8230; Vicdansız kuş seni</p>
<p>Tuhaf Saatim!<br />03 Nisan 2009 Cuma 21:35</p>
<p>Bugün bu saati yaptım. Çöpe atacaktı annem bozuk diye. Ben de çöpe atılmasına izin vermedim ve efsanem&#8217;in resmini kullanarak saat yaptım. Saat mekanizma hazır tabii ki.</p>
<p>Malzemeler:<br />1 adet fotoğraf (hoş görünmesi için)<br />3 adet çubuk (akrep,yelkovan,saniye için)<br />1 adet duvar (asmak için)<br />1 adet saat mekanizması (saatin saat olabilmesi için)<br />Biraz boya (ben siyah ojemi feda ettim.Çubukları boyamak için)<br />Not: Saatinizi tuhaf* yapmayın.</p>
<p>*Tuhaf: Efendim ben dünyaya tersten bakayım dedim. Değişiklik olur diye. Bu saatte zaman geriye akıyor. Nasıl mı? Şöyle ki; saniyenin sağa doğru yol alması gerekirken benim saatim sola doğru yol alıyor. Ve saat komple ters(bkz. resim2)</p>
<p>Benim dünyam hep ters, ama bir numara!<br />Martı Jonathan Livington &#8211; Richard Bach<br />02 Nisan 2009 Perşembe 08:53</p>
<p>Sıradan martılardan farklı olan Jonathan&#8217;ın hikayesini anlatıyor. Jonathan hızlı uçmak istiyor. Hızlı uçabilmek için kanatlarının kısa olması gerektiğini öğreniyor ama yine de yılmıyor. Yemek yemekten bile öte uçmak onun için. Yeni şeyler öğrenmek istiyor. Kitapta  yer yer siyah beyaz etkileyici martı resimlerini görüyorsunuz,sürüyle ya da yalnız. Son olarak da Jonathan sıradan martılardan hızlı uçmayı başarabiliyor. Çünkü çok çalıştı ve sık sık uçma denemeleri yaptı. Kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitaptır. Oldukça kısa bir öykü ama derinden etkileyici.</p>
<p>Konuya resim ararken ben de Yaşar Kurt&#8217;un bu kitabı okuduktan sonra bir şarkı yazdığını öğrendim. İşte sözleri:</p>
<p>Buluta benzet kendini git<br />Şehire benzet kendini seyret<br />Ağaca benzet kendini kal<br />Ama sakın martıya benzetme&#8230;</p>
<p>Geceye benzet kendini ağla<br />Yağmura benzet kendini sus<br />Gölgeye benzet kendini dans et<br />Ama sakın martıya benzetme&#8230;</p>
<p>Martıya benzetme kendini sakın<br />Kendini sakın&#8230;<br />Yeniden Adres Değişikliği<br />30 Mart 2009 Pazartesi 12:26<br />Bu çok çok daha hoş oldu bence <img src='http://www.3gcep.net/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Muazzam Siyah!</p>
<p>Vavv,beğendim. İngilizcesinden daha etkileyici.<br />Tesadüfün Böylesi<br />30 Mart 2009 Pazartesi 12:27</p>
<p>Bir ay kadar olmuş ve o günden sonra ilk kez dün yeniden aynı otobüse  denk geldim.  Otobüsteki tutacaklardaki reklamları hala kaldırmamışlar. Konser oldu bitti. Hatta konser için bile yazı yayınladım burada. Tutacaklardaki reklamı görünce aynı heyecanı yeniden yaşadım. Hoş oldu.  Paylaşmak istedim&#8230;   Tutacakların birinden almak istedim o reklamı ama cesaret edemedim,nedense. Tekrar denk gelirsem mutlaka alacağım.<br />Şizofren Aşka Mektup &#8211; Cezmi Ersöz<br />28 Mart 2009 Cumartesi 18:14</p>
<p>Arkadaşlarımdan biri önermişti. Çok beğendiğini belirtmişti. Ben de gerilim romanı okurum ama değişiklik olur diye düşündüm,okumaya karar verdim. Benim tatmin etmedi kitap. Çok fazla sıkıldım.</p>
<p>Bir paragrafa başlamış yazar,güzelce. Uzun bir cümle kurmuş mesela. Cümlenin başında erkek olan birey cümlenin sonunda kadın oluyor. Böyle anlaması güç bir kitaptı. Okumanızı tavsiye etmişyorum, tabii benim hoşlandığım tarza yakın olanlara sözüm. Aşkı hissetmedim hiçbir cümlesinde.<br />Uçurum İnsanları &#8211; Jack London<br />28 Mart 2009 Cumartesi 19:30<br />1902 yılında Jack London bir karar alır ve Londra&#8217;nın Doğu Yakası&#8217;na gitmek ister. Bilindiği gibi İngiltere o zamanlar Güneş&#8217;in Batmadığı Ülke olarak anılır. Batı Yakası&#8217;nın maddi durumu çok iyiysen Doğu Yakası&#8217;da bunun tam zıttı olarak sefalet hakimdir. Jack London&#8217;a arkadaşları öncelikle gidemezsin oraya gibilerinden karşı çıkmış ama yine de London Doğu Yakası&#8217;na gitmiştir.</p>
<p>Doğu Yakasın&#8217;daki insanlar gibi o da sefil kıyafetler giyip onlar gibi sefil yaşar. Aç kalır. &#8220;Çivi&#8221;ye gider. &#8220;Çivi&#8221;de insanlar ağır işlerde çalıştırılıp hiç haketmedikleri kadar az yiyecekle ödüllendirilirler.  Evet,oradaki sefil insanlar için o yedikleri şey bir ödül gibidir.</p>
<p>Jack London doğu yakasındaki insanları &#8220;Uçurum İnsanları&#8221; olarak niteler. Çünkü o dönemde İngiltere&#8217;nin en iyi dönemleri yaşanmaktayken doğu yakasında bu iyilik yerini karanlığa bırakır.</p>
<p>Açıkçası klasik kitapları okumayı sevmiyorum. Bunu da sevmedim zaten.  Ama en azından bir şeyler kazandım. İnsanların 1902&#8242;li yıllarda neler çektiklerini öğrendim. Tabii daha bir çok şey. Ama benim bir kitapta aradığım şeyler düz bir yazı değil. Okuduğum kitabı kendi hayatımla özdeşleştiririm. Karakterden karaktere bürünürüm. Etkilenirim,kitabın sonunda göz yaşı dökerim. Bir kitapta aşkı,gerilimi ararım en çok. Anlaşılan klasik kitaplar bana göre değil. Şu güne kadar iki tane okumaya çalıştım ama zorla bitti.  Şu anda bilim kurgu romanı okuyorum. Aşık olduğum Dune serisinin üçüncü kitabı.</p>
<p>Ek olarak; Şu linki de seveceğinizi düşünüyorum. Bölümler İngilizce de olsa o döneme ait resimler yer almakta. İncelemenizi isterim.<br />Bekle Beni Sana Geliyorum Şebnem&#8217;im!<br />24 Mart 2009 Salı 23:44</p>
<p>Konser olacağı haberini aldım. Çok sevindim&#8230; Uçuyorum&#8230; Mutluyum&#8230;</p>
<p>Konser; albümün çok daha sonra çıkacağı anlamına geliyor. Ama ne yapayım.. Şebnem&#8217;i öyle özledim ki.. yeni albüm gelmiş ya da gelmemiş önemli değil. Onu görsem yeter! <img src='http://www.3gcep.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Yarına sınavım var. Hem de çok önemli: Programlama. Umrumda değil. Aklımı başımdan aldı bu haber.</p>
<p>Nisan ayına girebilsem de görememe sorunu ile karşılaşabilirim. Ama hissediyorum, gerçekten gideceğim.</p>
<p>Google Takvim&#8217;imi incelerken dikkatimi çekti. İlk Şebnem&#8217;in konserine gideceğim zaman neler yazmışım oraya&#8230; Şu anda da aynı heyecan sardı beni.</p>
<p>Bekle bu deli kızı Şebnem. Geleceğim.<br />Kâbil&#8217;in Kitapçısı &#8211; Asne Seierstad<br />22 Mart 2009 Pazar 09:24</p>
<p>Uçurtma Avcısı adlı filmi izlemiştim. Kâbil&#8217;i anlatıyordu&#8230; Filmi izlediğim günün ertesi akşamı dershane çıkışında Alkım&#8217;a gitmiştim -sık sık kafa dinlemeye giderim-. Kampanyalı ürünler arasında bu kitap da vardı. Hem de 2 Tl idi. Bende Kâbil hakkında biraz daha düzgün bilgiler elde edebilmek ve biraz daha merakımı giderebilmek için bu kitabı okumak istedim ve satın aldım.</p>
<p>Kadına düşmanlar&#8230; Kitaplara karşılar&#8230; Kur&#8217;an dışında tüm kitaplar yakılıyor. Eşitlik denen kavram nedir bilmiyorlardır,eminim.</p>
<p>Tabii kadınların da söz hakkına sahip olduğu zamanlar oluyor. Mesela; Bir kadın dokuz- on adet çocuk doğurup onları büyüttükten sonra bir nevi emekliliğe ayrılıyor ve evde kendisinin de söz hakkı oluyor.</p>
<p>Yazar Kâbil&#8217;in tipik ailelerinin özelliklerinden biraz daha uzak, en azından cahil sayılmayan-okuyan, kitapçıyı ve onun ailesini anlatıyor. Kitapçının adı Sultan. Sultan okumayı seven biri. İngilizcesi de ana dili kadar iyiymiş. Çocuklarına da İngilizce öğretmiş. Zaten yazarla bu sayede düzgün iletişim kurabiliyorlar.</p>
<p>Yazar kitabını yazabilmek için Afgan kadınları gibi giyinmiş. Bunu da kendisi şöyle açıklıyor: &#8220;Burkayı aynı zamanda Afganlı bir kadının kendini nasıl hissettiğini anlamak amacıyla kullandım. Otobüsün yarı yarıya boş olduğu zamanlarda bile, aracın kadınlara ayrılan tepeleme dolu son üç sırasında itişerek girmenin, ya da bir taksinin bagajında iki büklüm seyahat etmenin nasıl bir şey olduğunu öğrendim.&#8221;</p>
<p>Kitabın hemen her sayfasında burkanın ne kadar rahatsız edici bir şey olduğunu anlatmış.<br />Bir kadın burkanın içinde her an bastığı yeri kontrol etmek zorunda, çünkü görmek öyle zor ki! Ayrıca burka naylondan yapıldığı için içeriye az hava sızdırıp, bir o kadar da az hava dışarıya veriyor. İnsan o naylonun içinde çabucacık terliyor. Burka uzun olduğundan yerlerdeki tozları da süpürüyor. Biraz temiz kalması dahi mümkün değil. Yazar burkayı icat edenin yaptığı oyunlardan biri olarak da şunu göstermiş: Bir kadın bir yere bakacak olsa kafasını tamamıyle o yöne doğru çevirmek zorunda. Yani göz ucu ile bakmak burkanın içinde imkansız. Kadının kocası da bu sayede karısının ne yöne veya kime baktığını kolaylıkla farkedebiliyor. Ne kadar da zekice öyle değil mi?</p>
<p>Burkanın eteğinin altından bazen ojeli ayak tırnakları göze çarpabiliyormuş. &#8220;Bir başka özgürlük simgesi daha&#8221;. Taliban ojeyi yasaklamış ve ithal yasağı koymuştu. Bu sebeple birçok kadın el ya da ayak parmaklarının ucunu kaybetmiş&#8230;</p>
<p>Sultan her ne kadar okumuş da sayılsa o bir Afgan erkeği. Ve kendi kızı yaşındaki Sonya&#8217;yı -yaşı henüz 16- ikinci eşi olarak alıyor kendine. İlk eşi Şakile ise bir şey diyemiyor bile. Çevresindekilere de doktorların ilişkiye girmesine izin vermediğini, çünkü rahminde hastalık olduğunu ve bu nedenle de Sonya&#8217;yı Sultan&#8217;a kendisi eş olarak seçtiğini anlatıyor.<br />Oysa Sonya&#8217;yı hiç sevmiyor.</p>
<p>Kadın cinselliği de büyük bir baskı altında. Kadınlar yine de aşk ve cinsellik içerikli şiirler yazıyorlar. Bu şiirler bir adam tarafından kitapta toplanıyor fakat adam öldürülüp kitaplar da yakılıyor.</p>
<p>Eğitimde de Mücahitlerin ve Taliban hükümetinin bastırdığı kitaplar kullanılıyor ve böylece küçücük çocuklara savaşı aşılıyorlar. Alfabeyi  bile şu şekilde öğreniyorlar:<br />&#8220;Cihad&#8217;ın C&#8217;si &#8211; dünyadaki amacımız- , İsrail&#8217;in İ&#8217;si -düşmanımız- , kalaşnikof&#8217;un K&#8217;si -yeneceğiz- , Mücahitler&#8217;in M&#8217;si -kahramanlarımız-&#8230;.&#8221;</p>
<p>Hatta bir matematik kitaplarında bile savaş ögeleri dikkat çekiyor:<br />&#8220;Küçük Ömer&#8217;in bir Kalaşnikof&#8217;u ve üç tane şarjörü vardır. Her şarjörde yirmi mermi bulunmaktadır. Mermilerinin 2/3&#8242;ini kullanarak 60 tane kafir öldürürse her mermiyle kaç kafir öldürmüştür?&#8221; &#8230;</p>
<p>Ülkeye Taliban ile ilginç yasaklar gelmeye başladı. Bunlardan en acayipleri;<br />. Kadınların açık giyinmelerine karşı yasak,<br />.Müzik yasağı,<br />.Traş yasağı,<br />.Namaz zorunluluğu,<br />.Uçurtma yasağı,<br />.Resim çekme yasağı,<br />.İngiliz ve Amerikan tipi saç kesme yasağı,<br />.Nehir kıyısı boyunca çamaşır yıkama yasağı,<br />.Düğünlerde müzik ve dans yasağı, davul yasağı,<br />.Terziler için kıyafet dikme ve ölçü alma yasağı&#8230;</p>
<p>Düğünlerde kadın ve erkekler beraber değiller. İki taraf da ayrı yerlerde eğleniyorlar. Hoş hala Türkiye&#8217;nin bazı kesimlerinde var bu görüş. Belki de böyle olması daha iyi. En azından kadınlar diledikleri gibi göbek atarak streslerini savuruyorlar, doya sıya eğleniyorlar. Yalnız; gelinin yüzü ifadesiz olmalı ve dans etmemeliymiş. Sebebi ise şu; mutlu olduğunu belli ederse annesini üzecek, üzgün görünürse de müstakbel kaynanasını&#8230;</p>
<p>Kitapta &#8220;burka&#8221;nın arkasına saklanan gericiliği gördüm. Kadınların istekleri hep bastırılıyor.  Kadınların sadece çocuklara bakmakla ve erkeklerin isteklerine zorunlu olarak gerçekleştirmekle görevli yaratıklar olarak görüyorlar. Yaratık dedim çünkü yapılanlar bir insana yapılabilecek şeyler değil.</p>
<p>Kadınlar daima kirli,cahil,günahkar. Bence, aksine bu sıfatların hepsi erkeklerin egosunu bastırabilmek için kadınlara verilmiş.</p>
<p>- Migozarad -<br />[ Bunlar Geçecek ]<br />Kâbil&#8217;de bir çayevinin duvarındaki duvar yazısı<br />Can Kırıkları &#8211; Şebnem Ferah &#8211; 2005<br />19 Mart 2009 Perşembe 00:45</p>
<p>Can Kırıkları &#8211; 2005</p>
<p>Okyanus<br />Konser başlangıcında insana mükemmel enerji katıyor bu şarkı.<br />&#8220;Sonunda boğulmak olsa da benim o sularda yüzmem gerek!&#8221;</p>
<p>Can Kırıkları<br />Albüme çekilen iki klipten biri bu şarkı içindi. Klibi ilk gördüğümde bu Şebnem olamaz, çok korkunç! dedim. Ancak ardından düşüncelerim şak diye değişti. Ne mükemmel bir şarkı dedim. Bu şarkıya çekilebilecek en farklı klip budur herhalde. Şarkıyı otobüste dinlemek muhteşem etkili oluyor.. Ya da sınıfta.. Ya da değişiklik olarak hiçkimsenin olmadığı bir ortamda&#8230;</p>
<p>Bir Kalp Kırıldığında<br />Her kalp büyüktür aslında. İçinde barındırdığı duygular. Her an değişen duygusal ritim. Bir de gelir en olmadık zamanda üzerler ya&#8230; İşte gerçekten dünyanıx durur sanki&#8230; O anlarda dinlenilesi şarkı.  </p>
<p>Delgeç<br />İçimde kopan fırtına ile beraber dinlemekten büyük haz aldığım şarkı.</p>
<p>Geçmişe Yolculuk    <br />Dinlerken içimde yok olduğum şiir tadında bir güzellik&#8230;</p>
<p>Ben Bir Mülteciyim<br />Benim şarkım. Benim &#8220;Güç&#8221;üm. Şarkıyı dinleyince &#8220;Güç&#8221;leniyorum resmen. Bu kadar etkili olabilir mi? Oluyor işte. <img src='http://www.3gcep.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> <br />Şebnem&#8217;imin sesi sonuçta.</p>
<p>Sana Bilmediğin Bir Şey Söyleyemem<br />Of&#8230; Bu nasıl şarkı, nasıl sözlerdir. Bir alıntı:<br />&#8220;Çamur mu sürmek istiyorsun başkasının duygularına..<br />Önce senin ellerin kirlenecek!&#8221;<br />Şarkıyı birçok açıdan ele alabilecek kadar şey hissettiriyor bana. Seviyorum&#8230;</p>
<p>Çakıl Taşları<br />Bu şarkıya çekilen klibinde Şebnem&#8217;imin gözleri görülemeyecek kadar minikleştirilmiş. Çok farklı,çok hoş ve çok güzel olmuş. Çok çok sevdim. Hele de &#8220;Sen hiç hiç oldun mu?&#8221; diyor ya&#8230;<br />Sahil kıyısındayken aklıma gelen ilk şey bu şarkı&#8230; <img src='http://www.3gcep.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Zaman Geçip Gidiyor<br />Bunun bir hikayesi var bende. Anlatacağım çatlamamak için&#8230; <img src='http://www.3gcep.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Hoşça Kal<br />İnsanın kendine ettiği bir veda. Bu kadar yorulabiliyor demek ki insan kendinden de.<br />Dinledikçe dinlenilmesi gereken şarkı.</p>
<p>&#8220;Zaman Geçip Gidiyor&#8221; şarkısı ile alakalı minikçe(!) bi anımı paylaşayım&#8230;</p>
<p>Lise 1&#8242;deyim henüz. Tüm sınıf Şebnem&#8217;e olan tiryakiliğimi biliyor, diğer tüm insanlar gibi. Öğle arasındayız. Kulağımda henüz bozmamış olduğum ilk mp3 cihazı var. Bir an Şebnem&#8217;in bir şarkısının çaldığını duydum. Şarkı da sayılmaz aslında şarkının girişindeki uzun çığlık. Hemen kulaklıkları çıkardım sesin geldiği yeri anlamaya çalışıyorum.</p>
<p>-Bu arama eylemi bende bir refleks oldu. Her Şebnem şarkısı duyduğumda kaynağın yerini bulmaya çalışırım. Delirdim sanki&#8230;.-</p>
<p>Nerede kalmıştık.. Hah! Ben buldum sesin kaynağını. Bizim bilgisayar öğretmeni Şebnem Ferah dinliyor. &#8220;Yok canım mümkünatı yok&#8221; dedim ama sonuna kadar çaldı şarkı. Şaşkınlığımı üzerimden atamadım tabii. Bir de arkadaşlarımın benimle geçtikleri dalga var: &#8220;Hehe baksana bu hoca bile Şebnem dinliyor! Yazık sana&#8230; Hahahah&#8221;</p>
<p>Derse girdik&#8230; Slaytlarımızı sunacağız öğretmene. Hoca önce örnek slaytları gösterdi. Aralarından Şebnem&#8217;i tanıtan harika bir slayt çıktı.  Meğer hoca slaytları test ediyormuş. Böylece neden dinlediği de ortaya çıktı.  Slayt çıkar çıkmaz yanımdaki arkadaşım beni dirseği ile dürterek &#8220;Bak, seninki çıktı&#8221; dedi</p>
<p>Şebnem&#8217;i anlatan slayt projeksiyon aleti sayesinde dev gibi ekran halini almış&#8230; İzliyoruz hepimiz. Hepimiz mi? Yalan. Ben izliyorum kızarmış, domates şeklinde.  Diğerleri de beni izliyor  Neden utandığımı hatırlamıyorum. Üç sebebi olabilir:<br /> Bir; Arkadaşlarımın beni seyretmesi.<br /> İki; Şebnem&#8217;le alakalı slaytı görmem ve duyduğum o yüksek dozdaki heyecan.<br />Üç; Yukarıdaki iki sebebin bir anda olması durumu</p>
<p>Neyseki slayt sona erdi. Diğer slaytlara geçti ve bendeki kırmızılık yavaş yavaş yerini gerçek ten rengime bıraktı.</p>
<p>&#8220;Can Kırıkları&#8221; Şebnem&#8217;in senfoni orkestrası ile gerçekleştirdiği muhteşem projeden önceki son albümüydü. Diğerlerinden ayırt edemeyeceğim kadar güzel albüm.</p>
<p>Artık özledik seni Şebnem!</p>
<p>Yeni şarkılar, yeni duygular istiyorum!<br />Kelimeler Yetse &#8211; Şebnem Ferah &#8211; 2003<br />19 Mart 2009 Perşembe 17:33<br />Kelimeler Yetse &#8211; 2003</p>
<p>Iyi Kötü / Dans Pisti   <br />Bu şarkıyı dinlemeyi hiç istemiyorum. İstememek mi? Şaka&#8230; Dinler dinlemez içimden yaşlar süzülüyor. Şarkının girişindeki &#8220;of &#8221; kısmı öyle etkileyici ki&#8230;</p>
<p>Babam Oğlum  <br />&#8220;Seni son kez özledim ve bu şarkıyı yazdım&#8230; &#8221; <br />Bu şarkıyı dinlerken içmek istiyorum. Ayrılmış olduğum bir sevgilim yok ama şarkı benim öyle içime giriyor ki.. Şebnem&#8217;in sözlerinin büyüsüne kapılıp gidiyorum.<br />Bu şarkı bir hikaye yazar gibi yazılmış o nedenle diğerlerinden çok çok daha farklı ve en ses getiren şarkı bence.</p>
<p>Ben Şarkımı Söylerken<br />Ne cesaret! İşte Şebnem! Şarkı müziği  ve Şebnem&#8217;in sesi ile kulakları büyülüyor. Kendine hapsediyor. Dünyayı unutuyorsunuz.<br />Bu albüme ilk klibin çekildiği şarkıdır.</p>
<p>Senin Adın Ne? <br />Bir tartışma anını anlatıyor şarkı. Müzik güzel. İnsanın kendi<br /> ile  yüzleşmesi gerektiğini anlatıyor.</p>
<p>Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler    <br />Albümün ikinci klibi bu şarkıya çekildi.<br />Ah o aşk..<br />&#8220;Ben Leyla olmuşum kimin umrunda.. Mecnun çoktan gitmişken..&#8221;<br />Şebnem&#8217;im en az senin kadar karışığım&#8230; Seninle çözüyorum o ruhumun bozulmuş parçalarını&#8230;<br />Bu kadar mı içten yazılır bir şarkı? Bu yüzden seviyorum seni..</p>
<p>Çocukken Sahip Olduğum Kırmızı Rugan Ayakkabılar<br />Albümün en uzun isme sahip şarkısı. Söylerken kendinizi de tuhaf hissediyorsunuz. O nedenle şarkıyı bilenler Ç.S.O.K.R.A diye kısaltır. Hoş da olur&#8230;<br />En sevdiğim şarkılardan&#8230;<br />&#8220;Rüzgar olmak isterdim ki eseyim etrafında&#8230;&#8221;</p>
<p>Mayın Tarlası    <br />Albümün toplumca en sevilen parçası. Aşkı savaş alanına benzetmiş. Ve keyfine doyulamaz bir klibi var. Dinlenilesi ve aşık olunası.</p>
<p>Gözyaşlarımızın Tadı Aynı <br />Hepimiz aynı hikayedeyiz. &#8220;Ya bugün o günse&#8230;&#8221; Son günse&#8230;</p>
<p>Daha Iyi Olmaz Mıydı?<br />   Yenilenmiş Şebnem&#8217;im benim.<br />&#8220;Sahibin değildim, sadece sevgilindim.&#8221;</p>
<p>Her Şey Insanlar Için<br />Depresyona girince dinler ve pozitifleşirim. Gayet hoş bir şarkı&#8230;<br />&#8220;Umut doğurmak için hayatla seviştim.&#8221;</p>
<p>Genel değerlendirecek olursam kısaca aşık olduğum bir albüm. Bu dönemdeki Şebnem henüz otuzlarında genç bir kadındı. Çok alımlı -ki hala öyle- , bebeğimsi bir teni vardı. Çok severdim.<br />Albümü akşam saat 9 sularında almıştım. Bundan tam 6 yıl önce. Çok iyi hatırlıyorum anneme nasıl aldırdığımı. O cd&#8217;ler arasından nasıl Şebnem&#8217;imi görüp hemen heyecanla doluşumu.</p>
<p>Albümü Vcd player&#8217;a takar ve kendimce klipler çeker ve o sırada da apartmanı gürültüden geçilemez bir şekle sokardım. Seviyordum ve kimse de kızmıyordu. Annem her seferinde apartman sakinlerine benim adıma özür dilerdi. Ne yaparbilirdi ki. Cd&#8217;yi elimden alsa çok daha kötü şeyler yapardım biliyordu. Ve mutlu olmam her anne gibi onu da mutlu ediyordu.</p>
<p>Annem Şebnem&#8217;i sevmez. Hiç sevmedi. Hayran kaldı, belki de &#8220;bu nasıl bir sestir yahu!&#8221; dedi ama belli etmedi. Yine sıradan bir gün ve annemin sıradan krizi tutmuş. &#8220;İçim sıkılıyor&#8221; adını veriyor bu krizine ve hemen evdeki eşyaların yerlerini değiştiriyor. Bende henüz ilkokuldayım ve doğal olarak Şebnem posterleri dolu bir odam var. Ranzada yattığım için şanslıydım. Posterlerim miniklerin ellerinden yükseklerdeydi. Annem odayı değiştirirken posterlerimi ranzaya çıkıp tek tek özenle sökmek yerine yırtmayı tercih etmişti. Eve geldiğimde göremediğim posterlerimi anneme sorduğumda aldığım yanıt beni uzun süre ağlatmıştı.<br />Şimdi cesaret edemez işte öyle bir harekete&#8230;<br />Büyüklük Bende Kalsın <img src='http://www.3gcep.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> <br />18 Mart 2009 Çarşamba 23:48</p>
<p>Adsense için Google&#8217;a yaptığım istek olumsuz bir yanıtla son buldu.  İlk denememdi zaten&#8230; Bir ay kadar sonra yeniden isteğimi iletirim onlara.</p>
<p>Verdikleri yanıtta özgün içerik olmamasından söz ediyorlar. Çok kırıcıydı. Blogumdaki tüm yazılar şahsıma ait. Neyse Google da hata yapar der konuyu unuturum.</p>
<p>Büyüklük bende kalsın<br />Camdan Gökyüzü &#8211; Petra Hammesfahr<br />18 Mart 2009 Çarşamba 23:55</p>
<p>Bir köyde geçiyor olay. Aslında bir köy dememeli oldukça gizemli. Hikayenin tümü köyün gizemini çözmekten ibaret neredeyse. Ah tabii bir de Sina&#8217;nın ağlamalarından. Ağlamalar da bir gizem. Hatta Sina başlı başına bir gizem. Ben kitabı bitirdiğimde gizemi tam çözdüğümü düşünmediğimden yeniden okumak istiyorum; Fırsat bulursam&#8230;</p>
<p>Aslında gerçekten güzel bir kitaptı. Christian&#8217;ın merdivende Sina&#8217;ya attığı tokat sonrası yaşananlar üzdü açıkçası. Yeniden okuduktan sonra (okursam tabii..) güzel bir inceleme ile yeniden burada olurum. Bir Camdan Gökyüzü&#8217;nde daha yeniden görüşmek dileğiyle&#8230;<br />Son Kurban &#8211; Petra Hammesfahr<br />18 Mart 2009 Çarşamba 09:45</p>
<p>Bir Petra klasiği daha! Sessiz Kiracı&#8217;dan sonra bu kitabı okumuştum. Gerçekten etkileyici. Tesadüfler&#8230; Eşinin bir seri katil oluşunu öğrenen birinin ruhsal durumu bu kadar güzel işlenebilirdi. Petra&#8217;m şaşırtmamıştı beni.</p>
<p>Her iki yılda bir 14 Eylül&#8217;de düzenli olarak biri hayatını kaybeder. Ama son 14 Eylül&#8217;de biri ölmesi gerekirken olaylar oluyor ve ölen olmuyor. Bir polis de bu ölenler ve onların katili arasında önemli bir bağlantı olduğunu düşünür ve onu bulmaya çalışır.</p>
<p>Eşinizin bir katil olduğunu öğrendiğinizde ne hissederdiniz?</p>
<p>Güzel bir psikolojik gerilim romanı..<br />Dune Mesihi &#8211; Frank Herbert<br />16 Mart 2009 Pazartesi 22:13</p>
<p>Dune&#8217;dan sonra içimde dinmeyen merak; &#8220;Bu kitabı da oku,vakit kaybetmeden&#8221; dedi. Ben de dayanamadım ve aldım. Bu kitap ilkinden daha büyük bir heyecanla bitti.  Doyamadım diyebilirim. Yazara hayranlığım her sayfada daha da bir arttı. Olamaz böyle sürükleyici hikaye!</p>
<p>Gerilim romanları ilgimi çeker benim. Ama bu kitap onlardan dahi daha etkiledi beni.<br />Dune &#8211; Frank Herbert<br />18 Mart 2009 Çarşamba 23:49</p>
<p>Bir abimin önerisi ile Dune&#8217;u okumaya başladım. Bu kadar hoşlanacağımı hiç ummazdım. Gerçekten bir efsaneyi hak eden bir seri. Öyle ki filme alınmış, dünyaları kasıp kavuran oyunu çıkmış. Okumaya doyamadım. Bu kadar geniş bir hayal dünyası hangi insanın zihninin içine sığabilir ki? Frank Herbert&#8217;ın zihnine sığıyor işte. Üstelik yazarın diğer kitapları hiç de o kadar matah bir şey değilmiş. Dune serisi yazarı ölümsüzleştirmiş. Okuduğum kitaplar serisinde bu kitap da bulunduğundan müthiş heyecan duyuyorum.</p>
<p>Yazar bilimadamı olmadığından bilimsel ayrıntılara çok değinmemiş ama Dune Evreni&#8217;ni tüm ayrıntılarıyla işlemiş. Düşünsenize olay bir çölde geçiyor&#8230; Siz okuyucunun merakını bir çölde nasıl son sayfaya kadar en yüksek safhada tutmayı başarabilirsiniz ki?</p>
<p>Dune bilimkurgunun en büyük ödülü olan Hugo&#8217;ya değer bulundu. Ayrıca ilk Nebula ödülünü de aldı. Şaşırmadım. Daha iyilerine bile layık.</p>
<p>Filmden bir kare; Paul ve Rahibe Ana, o küçük kutu da Gomcebbar</p>
<p>Dune serisi hakkında bir sürü şey paylaşmak istiyorum. Sizlere kaynak olarak wikipedia&#8217;yı öneririm. Bu kadar mı güzel ayrıştırılır. Mükemmel. Dune&#8217;u vikilerken çok fazla heyecana kapıldım. Karakter analizlerini,film,oyun..vs hakkında tüm ayrıntılara ulaşabilirsiniz. Viki en az Google kadar dev</p>
<p>Dune Serisinden de söz edeyim sizlere&#8230; Kitap Frank Herbert tarafından yazılmıştır. Fakat o kadar çok hayran kitlesine ulaşmıştır ki Frank ölünce iki oğlu bu romanı devam ettirmek istemişlerdir. Babalarının hikayesine ne kadar sahip çıkmışlar bilemeyeceğim. Çünkü henüz onların yazdıklarını okumadım&#8230;</p>
<p>Frank Herbert tarafından yazılan seriler;</p>
<p>* Çöl Gezegeni Dune (1965)<br />    * Dune&#8217;un Messihi (1969)<br />    * Dune&#8217;un Çocukları (1976)<br />    * Dune&#8217;un İmparator Tanrısı (1981)<br />    * Dune&#8217;un Kafirleri (1984)<br />    * Dune Rahibeler Meclisi (1985)</p>
<p>Ardından oğulları Brian Herbert ve Kevin J. Anderson tarafından kaleme alınanlar;</p>
<p>* Atreides Hanedanlığı (1999)<br />    * Harkonnen Hanedanlığı (2000)<br />    * Corrino Hanedanlığı (2001)<br />    * Butleryan Cihadı (2002)<br />    * Makinelerin Seferi (2003)<br />    * Corrin Savaşı(2004)</p>
<p>Ek olarak filminden de bahsedeyim. Dune 1984&#8242;de David Lynch tarafından sinemaya uyarlandı ve 2000 yılında 5 bölümlük dizisi yapıldı. Yalnız bu filmini de henüz seyretmediğim için yorumlayamayacağım. Ama en kısa zamanda (bu hafta içerisinde) izleyeceğim.   Ah tabii Dune Efsanesi bu kadarla da sınırlı kalmamış. Bilgisayar oyunu da dağıtılmış.<br />İşte oyunları:</p>
<p>* Dune (1992) : Macera/Strateji<br />    * Dune II (1992) : RTS<br />    * Dune 2000 (1998) : Dune II<br />    * Emperor: Battle for Dune (2001) : 3 boyutlu bir RTS oyunu</p>
<p>L&#8217;arc~en~ciel tarafından Dune adlı bir da albüm yapıldı. Albümün içerisindeki parçalar:</p>
<p>1. Shutting From The Sky <br />       2. Voice <br />       3. Taste Of Love <br />       4. Entichers <br />       5. Floods Of Tears <br />       6. Dune <br />       7. Be Destined <br />       8. [Japanese Titles] <br />       9. As If In A Dream <br />       10. [Japanese Titles]</p>
<p>Sizlere sunabileceğim kaynaklar: -İngilizce-<br />(İncelemenizi kesinlikle tavsiye ederim.)<br />http://en.wikipedia.org/wiki/Arrakis<br />http://www.arrakis.co.uk/colpage14.html  &#8211; Burada kıyafetler ve onların değerleri var.<br />http://www.derzulya.com/makaleler/frankherbert.html<br />http://www.gyte.edu.tr/ebulten/sayi31/kultur.htm<br />http://www.arrakis.co.uk/collectorsbook.html<br />http://www.moongadget.com/origins/dune.html<br />Şeytanın Sağ Eli &#8211; John Saul<br />18 Mart 2009 Çarşamba 09:58</p>
<p>Kitabın ne zaman bittiğini anlayamadım bile o kadar sürükleyici ki. Kesinlikle Bestseller&#8217;da yer almayı haketmiş bir kitap. Belki sinemaya da uyarlanmıştır ama bilgim yok. Çok çok güzeldi. Bu yazarın da diğer kitaplarını okumayı düşünüyorum.</p>
<p>Kitap öyle bir bitti ki&#8230; Aklınızdan hiç silinmeyecekmiş gibi. Tasvirleri,anlatımı,çekiciliği kusursuzdu.</p>
<p>Seviyorum Var Mı Ötesi?<br />15 Mart 2009 Pazar 00:00</p>
<p>Severim ben;<br />Beni,<br />Seni,<br />Yalnızlığı,<br />Beraber olmayı,<br />Paylaşmayı,<br />Çökmek üzere olan bilgisayarımı,<br />Bitik ailemi,<br />hatta babamı bile..</p>
<p>Severim ben;<br />Daima yalnız olmayı,<br />Yalnız yürümeyi,<br />Yalnız koşmayı,<br />Yalnız sahilde oturmayı,<br />Yalnız çay içeyi,<br />Yalnız müzik dinlemeyi,<br />Yalnız seyahati..</p>
<p>Severim ben,<br /> Boş çabalarımı,<br /> Boş değerlerimi,<br /> Boş görünüşümü&#8230;</p>
<p>Bağlanmışım bir Çiy Tanesine,<br />Uçuk sandığınız bir aşk<br />Oysa öyle saf,<br />Öyle derin ki..<br />Severim işte&#8230;</p>
<p>Seviyorum var mı ötesi?</p>
<p>Yahu hiç de bilmem şiirdir,miirdi,yazıdır&#8230; Sadece okurum. Ama çok doluyum. Başım ağrıyor gereksizce&#8230;  Herkese inanıyorum ama en çok da kendime..<br />Ben hep ben&#8217;in yanında olacağım.<br />Açlık &#8211; Knut Hamsun<br />18 Mart 2009 Çarşamba 09:58</p>
<p>Kitabı okuduktan sonra tok olduğunuzun farkına varacaksınız. Oldukça etkileyiciydi. Ama kitapta daima açtı bu adam. Oldukça gururlu ve namuslu. Bu nedenle aç kalmaya razı gelmiş bir karakter. Pek sıkıldığımı söyleyemem ama artık bit dedim. <br />Günahkâr &#8211; Petra Hammesfahr<br />18 Mart 2009 Çarşamba 09:57<br />Orjinal isim: Die Sünderin</p>
<p>Ah Petra&#8217;m bu kitabını zorla bitirdim. Bir sürü anlaşılamayan kısımlar var zihnimde. Hayır, tabii ki savunmamı sunacağım. Neden zorla bitirdim:</p>
<p>Sıkıcıydı.</p>
<p>Çok etkileyiciydi. Kendimi buldum.</p>
<p>Kitap karışıklıkta elime geçti. Alışkın değilim ben aynı anda birden fazla kitap okumaya. Eğer kitap o hiç kitap okumadığım bir haftalık süre içerisine denk gelseydi böyle olmayacaktı eminim ki. Şanssızlık diyelim.</p>
<p>Yine de kitabını beğendim. Gerçekten psikolojimi bozdu kitap. Başardın bunu Petra!</p>
<p>Baş roldeki karakter Cora&#8217;nın küçüklüğünü anlattığı bölümler daha da etkileyiciydi. Hele ki Magdalena&#8217;nın kaburgalarının kırılması.. Sanki benim kaburgalarım kırıldı.</p>
<p>Herkes bu kitabını muhteşem bulmuş. Bence de öyle ama ister istemez sıkıldım. Tekrardan fırsat bulursam okumayı planlıyorum.</p>
<p>Tüm Türkçe&#8217;ye çevrilmiş kitaplarını bitirdim bu yazarın. Artık diğer kitaplarını da çevirmelerini istiyorum.<br />Umrun Umrumdur Daima&#8230;<br />14 Mart 2009 Cumartesi 23:45</p>
<p>Ya bu kadar basit mi susmak?<br />Ya da bu kadar basit mi konuşmak?</p>
<p>Sadece sustun. Sadece &#8220;Seninle sonra konuşacağız.&#8221; dedin. Bu kadar basit mi?</p>
<p>Kırılmış mısın?<br />..<br />Emin ol ki &#8220;sen&#8221; beni daha çok kırdın.</p>
<p>Güvenin mi bitmiş?<br />..<br />Emin ol ki güvenimi yok eden sensin.</p>
<p>Yalnız mıymışsın, yine yalnız?<br />..<br />Emin ol ki senden daha yalnızım. Ama ben yalnızlığı ile iyi geçinen biriyim. Severim: Yalnız yürümeyi, yalnız müzik dinlemeyi,yalnız uzaklara dalıp gitmeyi,yalnız yağmur altında ıslanmayı&#8230;</p>
<p>Sen belki düşünemezsin benim kadar derin. Neden düşünesin? Senin bir dünyan var. Ben senin dünyanın çekim kuvvetinden uzaklardayım artık.</p>
<p>Biliyorum her şeyi unutmuş olacaksın. Unutursun sen. Ya da senin deyiminle unutmuş görünürsün. Ben unutmam &#8220;kardeşim&#8221;. Ben o tedirginliği hep yaşarım. Bir kere yok ettin güvenimi. Artık yalnızca arkadaşımsın.</p>
<p>Sen silersin belki de. Ben silmem. Sana o kızgınlıkta dahi söyledim: &#8220;Peki, ama ben hep buradayım,bunu unutma!&#8221;.</p>
<p>Ne kadar ağladık O&#8217;nunla beraber. Ha sen de ağlamışsındır öyle mi? Neye,neden ağladın? Seni kırdığımıza mı? Biraz düşün. Kim kimi kırdı?</p>
<p>Sadece biraz düşün. Hoşça kal(.)<br />Kadına Karşı Şiddete Hayır!<br />18 Mart 2009 Çarşamba 10:04</p>
<p>Masum değiliz<br /> Şebnem Ferah, Sezen Aksu&#8217;nun Masum Değiliz parçasını söyledikten sonra Güldünya konserinin amacını en iyi şekilde özetledi: &#8220;Cinayet, şiddet yeterince korkunç kelimeler ama töre bunları bir bakıma meşrulaştırdığı için bence çok daha korkunç. Hepimiz bir yerinden bunun parçasıyız ve o yüzden masum değiliz. Umarım bu akşam bu sahneden yayılan müzik tüm caniliklerin üstesinden gelir.&#8221;</p>
<p> Şebnem&#8217;im Deli Kızım Uyan&#8217;ı ve Masum Değiliz&#8217;i söylemiş. Ne kadar da güzel söylemiştir. Ah.. Ah..</p>
<p>Şebnem&#8217;im ne kadar da güzel söylemiş. Biraz televizyonda yakalayabildiğim kadarıyla izledim. Hayran kaldım. Her yerde Ajda Pekkan&#8217;ın Kürtçe söylediği şarkının videosu var. Şebnem yok.</p>
<p> Teşekkürler Şebnem&#8217;im böyle güzel projelerde bu kadar büyük sanatçıların arasında yer alarak kendini bir kez daha büyüttğün için.</p>
<p>Söylemekten bıkmayacağım asla: Şebnem&#8217;im seni seviyorum&#8230;<br />Otobüsteyken..<br />04 Mart 2009 Çarşamba 09:24</p>
<p>Saat 6:30. Nihal! diye uzaklardan gelen annemin sesi ile uyandım, her sabah olduğu gibi. Yine uykusunu alamamış bir halde kalktım ve yavaş yavaş giyinmeye başladım. Kahvaltımı yaptım. Saat 7:20&#8242;de duraktayım. Sabahları İETT görevinden çok okul servisine dönüşmüş 12A adlı otobüsü bekliyoruz. Ben hala uykuluyum,kulaklarımda gürültülü bir müzikle uyanmaya çalışıyorum  Bu sefer her nasıl olduysa -İETT&#8217;nin kafasına saksı mı düştü, nedir,nasıldır,nedendir? Bilemeyeceğim- hemen geldi otobüs. İçi tıklım tıklım. Ben de önlerde bir yere tıkıştım. Yanımda da arkadaşım var-o benden uykulu-. Ayakta tutacağı-adını gerçekten bilmiyorum,ayaktayken tuttuğumuz plastikten yapılmış reklam işlevi gören cisimlerden biri- tuttum. Gidiyoruz&#8230;</p>
<p>İşte her şey o an içinde olup bitiverdi:</p>
<p>Az sonra!.. (şaka,şaka)</p>
<p>Tutacağın üzerinde sanatçıların resimleri vardı. Sezen,Ajda.. vs. Kesin Şebnemim de vardır diye düşündüm ki Şebnem&#8217;i gördüm. &#8220;Aaaa!&#8221; diye bir şaşkınlık. Farkında değilim gerçekten. O &#8220;A&#8221; öyle sesli çıktı ki herkesin bana baktığını önce hissettim sonra etrafıma utanç içinde göz gezdirirken de yanılmadığımı anladım. Kıpkırmızı oldum tabii. Millet de ne düşündüyse artık hepsi gülüyor bana  Ben hala kırmızı bir halde kahkaha atıyorum.. Bir yandan da millet deli sanmasın diye arkadaşıma &#8220;sesli sesli&#8221; -duysunlar yani- &#8220;Şebo&#8217;nun konseri var sandım bir an heyecanlandım&#8221; dedim</p>
<p>Of Şebnem of!<br />Dersanedeki matematik öğretmenimin adı da Şebnem.. Düşünün matematiğimi nasıl 3&#8242;ten 5&#8242;e çıkaracağım bu dönem</p>
<p>*İşte böyle&#8230; En azından uyanmış ve güne tatlı başlamış oldum.<br />Teşekkürler Şebnem,<br />teşekkürler 12A,<br />teşekkürler otobüszedeler,<br />teşekkürler yazıyı okuyup bana zamanını ayıranlar..</p>
<p>Hepinizi çok seviyorum. <img src='http://www.3gcep.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Not: Resimdeki 12 A yazısı bana aittir.Resmi İETT&#8217;den aldım.<br />Korkulu Bekleyiş &#8211; Petra Hammesfahr<br />18 Mart 2009 Çarşamba 10:05</p>
<p>Süper,süper! Bu yazara bayılıyorum. Favorim. Camdan Gökyüzü kadar anlaşılması güç ve anladığını sansan bile yine de şüphelerini gideremediğin bir kitap değil. Daha net bir anlatımı var. Apaçık ortada. Bu anlaşılamamazlıktan dolayı Camdan Gökyüzü adlı kitabı yeniden okuyacağım.</p>
<p>Şu sözün olduğu kısım aklımdan gitmiyor: &#8220;Onu deşmiş!&#8221;<br /><a href="http://muazzam-siyah.blogspot.com/">http://muazzam-siyah.blogspot.com/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/kategorisiz/siradan-martilardan-farkli-olan-jonathan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Chronicles Of Riddick:Assault On Dark Athena &#8211; 2009 &#8211; FULL indir &#8211; DOWNLOAD</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/the-chronicles-of-riddickassault-on-dark-athena-2009-full-indir-download-2/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/the-chronicles-of-riddickassault-on-dark-athena-2009-full-indir-download-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 22:54:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[amd]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[download]]></category>
		<category><![CDATA[DVD]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[hd]]></category>
		<category><![CDATA[hp]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[intel]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[korsan]]></category>
		<category><![CDATA[kurşun]]></category>
		<category><![CDATA[multiplayer]]></category>
		<category><![CDATA[nvidia]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[pil]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[uydu]]></category>
		<category><![CDATA[Vista]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>
		<category><![CDATA[windows xp]]></category>
		<category><![CDATA[Xbox]]></category>
		<category><![CDATA[xp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/the-chronicles-of-riddickassault-on-dark-athena-2009-full-indir-download-2/</guid>
		<description><![CDATA[






 :GOW
 :By_kopil
 :[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 : &#8211; 
 :Rip
 :      EXWM6-3HJ3T-KAFDU-URJRD-AFD93

Minimum;
İşetim Sistemi: Windows XP SP2, Windows Vista
İşlemci: Intel Pentium D 805 or AMD Athlon X2 3800+
RAM: 1 GiByte (2 GiByte for Vista)
Ekran Kartı: Ati Radeon HD 2600 XT or Nvidia Geforce 6800 Ultra
Ses Kartı: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div>
<div align="center"><b><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/9853d_covercommanderfwd.png" border="0" alt="" /><br />
</b>
<div align="left"><b><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/cdeaa_surum.gif" border="0" alt="" /> :GOW<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/cdeaa_yukleyen.gif" border="0" alt="" /> :By_kopil<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/9653c_rar.gif" border="0" alt="" /> :</b><b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/764b2_crack.gif" border="0" alt="" /> : &#8211; <br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/764b2_df.gif" border="0" alt="" /> :Rip<br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a2800_serial.gif" border="0" alt="" /> :      <b>EXWM6-3HJ3T-KAFDU-URJRD-AFD93</p>
<p><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/0837a_sistem.gif" border="0" alt="" /><br />
</b><b>Minimum;<br />
İşetim Sistemi: Windows XP SP2, Windows Vista<br />
İşlemci: Intel Pentium D 805 or AMD Athlon X2 3800+<br />
RAM: 1 GiByte (2 GiByte for Vista)<br />
Ekran Kartı: Ati Radeon HD 2600 XT or Nvidia Geforce 6800 Ultra<br />
Ses Kartı: DirectX 9.0c compatible soundcard<br />
Hdd: 11 GByte free space<br />
DVD: 6x speed or better<br />
Multiplayer: Broadband connection<br />
Klavye,Mouse,Analog</p>
<p>Önerilen;<br />
İşlemci: Intel Core 2 Duo 1.8 GHz or AMD Athlon X2 5200+<br />
RAM: 2 GiByte<br />
Ekran Kartı: Ati Radeon HD 3850 or Nvidia Geforce 8800 GT or better</p>
<p></b>
<div align="center"><b><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/42046_goruntu.gif" border="0" alt="" /></p>
<p></b><b></b><b></p>
<div align="center"><b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p> <b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p> <b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p> <b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<div align="left"> <img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/dbb1b_bilgi.gif" border="0" alt="" /><br />
  <b></b><b>Vin Diesel&#8217; ın canlandırdığı Riddick ile ilk kez 2000 yılında vizyona giren Pitch Black adlı film ile tanışmıştık. Pitch Black&#8217; in yakaladığı başarı ardından, serinin devamı nitleliğinde bir filmin gelmesi kaçınılmazdı ki, 2004 yılında vizyona giren The Chronicles of Riddick ile Vin Diesel yeniden beyaz perdede karşımızda çıktı.<br />
Ustaca kurgulanmış bir senaryoyu Vin Diesel gibi popüler bir aksiyon yıldızı ile bir araya getirdiğinizde, ortaya çıkacak olan tablonun başarısız olması da pek mümkün değildir zaten. Yine de Pitch Black &amp; The Chronicles of Riddick&#8217; i görmüş bir izleyici olarak bu iki film arasında kıyaslama yapmam gerekirse, ben ilk filmi ikincisine tercih ederim. İkinci film her ne kadar beklentilerimi karşılayamamış olsa da, Riddick sıradışı ve mutlaka tanınması gereken bir karakter&#8230;<br />
Starbreeze tarafından geliştirilen ve ikinci film ile hemen hemen aynı dönemde Xbox platformu versiyonu ile piyasaya sürülen The Chronicles of Riddick: Escape From Butcher Bay, oyun dünyasında büyük bir ilgi gördü. Başta Xbox&#8217; a özel olarak geliştirilen oyun, 2004 yılın sonlarına doğru PC platformuna çıkarılan versiyonu ile bir kez daha Riddick hayranları ile buluştu.<br />
Oyun adeta Pitch Black &amp; Chronicles of Riddick filmlerinin senaryoları arasında kurgulanmış bir kö<acronym title="Page Ranking">pr</acronym>ü niteliğindeydi. Çıktığı dönemlerdeki oyunlar ile kıyaslarsak, Escape From Butcher Bay kaliteli ama oldukça kısa süren bir oyundu. Oyunla ilgili bir diğer eksik ise oyunda Multiplayer gibi bir seçeneğin bulunmamasıydı. Üstüne üstlük oyunun PC versiyonu maalesef teknolojiye ayak uyduramamıştı. Çünkü oyun yeni nesil ekran kartlarının çoğu ile uyumsuzdu.<br />
Aradan 5 yıl geçti ve oyun dünyası yeniden Riddick ismini duydu. The Chronicles of Riddick: Assault on Dark Athena, başta Escape From Butcher Bay&#8217; in remake versiyonu gibi gözükse de, bundan çok daha fazlasını vaad ediyor.<br />
Oyunu yükledikten sonra karşımıza çıkacak iki seçenek var. Dilerseniz Butcher Bay&#8217; in yeniden tasarlanmış versiyonunu oynayabilirsiniz, ya da direk kendinizi Assault on Dark Athena&#8217; ya atabilirsiniz. Evet, bu konuda önceki oyunu oynama fırsatı bulamayanlar oldukça şanslı. Benim fikrimi sorarsanız, Butcher Bay&#8217; i oynamış olmama rağmen, Dark Athena&#8217; nın senaryosuna geçmeden önce Butcher Bay&#8217; i oynamakta fayda var. Aradan uzun zaman geçti, hafızayı tazelemek de yarar var değil mi<br />
Oyunun senaryosuna göre Riddick, içi Drone&#8217; lar ile dolu, Dark Athena adlı bir korsan gemisinde tutsak düşüyor. Gemide tutsak edilenlerin drone&#8217; a dönüştürülüp ( yarı robot-yarı insan diyelim ) kullanıldıklarını fark eden Riddick kaçmak üzere harekete geçiyor.<br />
Assault on Dark Athena, oynanış tarzı olarak hemen hemen önceki oyun ile aynı. Oynanış konusunda aklınıza takılanlara açıklık getirmek gerekirse, oyun FPS / Aksiyon olarak geçiyor. Ancak yapısı itibari ile diğer FPS oyunlarından farklı. Oyunda elinize geçen silahlar ile etrafa kurşun yağdırmaktan ziyade, gölgeleri kullanmak ve ani saldırılar yapmak durumundasınız. Riddick filmden de hatırlayacağınız üzere karanlıkta görebilmek gibi bir yeteneğe sahip. İşte oyunda kullanmanız gereken en önemli avantaj da bu. Riddick&#8217; in düşmanlarını etkisiz hale getirebilmek için kullandığı silahlar, genellikle ateşli silahlardan çok yakın temas halinde fiziki saldırılar ile kullanılabilen silahlar ( melee weapon der geçerdim ama niye bu kadar sıkıntıya girdiysek ). Oyunun neredeyse yarısına kadar elinize doğru dürüst bir silah geçmeyeceği için karşınıza çıkacak olan drone&#8217; ları kullanmaya alışmakta yarar var. Drone&#8217; ları canlı kalkan olarak kullabilir ve aynı zamanda kollarına monte edilmiş olan silahı da yönlendirebilirsiniz. Tabii oyunun ilerleyen bölümlerinde Riddick drone&#8217; ların kontrol edildiği odayı keşvedecek ve drone&#8217; ları daha farklı bir biçimde kullanmaya başlayacak. Daha fazla detaya girip spoiler tehlikesi yaşatmadan, sizlerle paylaşacaklarım şimdilik bu kadar. Gelelim işin teknik kısmına&#8230;<br />
Escape From Butcher Bay&#8217; in eksikleri nelerdi? Kısa bir oynanış süresi, birkaç teknik hata ve Mutliplayer seçeneğinin bulunmaması. İşte Dark Athena bu kusurlardan arındırılmış bir biçimde karşımıza çıkacak. Butcher Bay &amp; Dark Athena senaryoları toplamda 20 saatlik bir oyun süresi sunuyor. Ayrıca oyunda 6 farklı modu destekleyen bir Multiplayer sistemi de yer alacak. Bildiğiniz üzere oyun Starbreeze &amp; Atari işbirliğinde PC, PS3 &amp; Xbox360 platfromları için geliştiriliyor. Dark Athena&#8217; nın grafiksel detaylar &amp; seslendirmeler konusunda eksiksiz bir biçimde karşımıza çıkacağına inanıyorum. Eğer eski Butcher Bay&#8217; i hatırlarsanız, o dönemin en iyi grafiklerine sahip oyunlarından biriydi. Eh, Vin Diesel&#8217; ın o karga sesi de Dark Athena&#8217; da eksik olmayacağına göre, sanıyorum ki endişelenmemiz gereken pek birşey yok<br />
Assault on Dark Athena ve X-Men Origins: Wolverine, bu yıl merakla beklediğim aksiyon oyunları arasında. Şimdilik her ikisi için de işler yolunda gibi görünüyor. Umuyorum ki bir ucu beyaz perdeye dokunan bu iki oyun da kalitesinden ödün vermeyecek bir biçimde karşımıza çıkar&#8230;<br />
 </b></div>
</div>
<p></b></p>
<p> <img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/dbb1b_hileleri.gif" border="0" alt="" /><br />
 Yok</p>
<p>[spoiler=&quot;<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/0d6c1_rapidshare.png" border="0" alt="" />&quot;]<br />
[/spoiler]</p>
<p>[spoiler=&quot;<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/15f62_filefactory.png" border="0" alt="" />&quot;]</p>
<p>[/spoiler]
</div>
</div>
<p>
</div>
</div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>The Chronicles Of Riddick:Assault On Dark Athena &#8211; 2009 &#8211; FULL indir &#8211; DOWNLOAD</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/the-chronicles-of-riddickassault-on-dark-athena-2009-full-indir-download-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Incredible Hulk(Rip)2 Link</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/the-incredible-hulkrip2-link/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/the-incredible-hulkrip2-link/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 21:02:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[download]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[hp]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/the-incredible-hulkrip2-link/</guid>
		<description><![CDATA[









 download
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
No Password





Turk internet site veya bloglarindan  Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.
Baslik The Incredible Hulk(Rip)2 Link kullanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div>
<div align="center"><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/57c06_35dakcn.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/57c06_2w4fsix.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/62869_34i0oz9.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/62869_25f1s0g.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/62869_1zbgkk3.jpg" border="0" alt="" /><br />
<b><br />
 download</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p><b>No Password</b></div>
</div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>The Incredible Hulk(Rip)2 Link</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/the-incredible-hulkrip2-link/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başıboşko Hizmete Girmiştir..</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/basibosko-hizmete-girmistir/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/basibosko-hizmete-girmistir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 20:56:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[hp]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[xp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/basibosko-hizmete-girmistir/</guid>
		<description><![CDATA[


SERVER 11.04.2009 SAAT 13.45 DE ACILMISDIR DRAGON BOŞDA.7/24 GM DESTEĞİ TAMAMEN HİLEYE KARSI BİR SERVERDIR.
SERVER ÖZELLİKLERİ&#8230;
*Balangıc: +10 Walkry +1 unig takı +8 joba göre silah
*Lvl 60 sınırdır Andream Serverdir !!!
&#8226;Oto Grade
&#8226;Oto Üyelik
&#8226;Sınırsız Pot
&#8226;100 Kareli, Karesiz Semboller Eklendi (Sorun Çözüldü)
&#8226;Oto Master Yok
&#8226;Stat ve Skill Sıfırlamada Sorun Yok
&#8226;İlk 10 Clan G1 Olur
&#8226;Holy Water Engellidir
&#8226;Archer 30K Bug Fixdir
&#8226;Acid [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div>SERVER 11.04.2009 SAAT 13.45 DE ACILMISDIR DRAGON BOŞDA.7/24 GM DESTEĞİ TAMAMEN HİLEYE KARSI BİR SERVERDIR.</p>
<p>SERVER ÖZELLİKLERİ&#8230;</p>
<p>*Balangıc: +10 Walkry +1 unig takı +8 joba göre silah<br />
*Lvl 60 sınırdır Andream Serverdir !!!<br />
&#8226;Oto Grade<br />
&#8226;Oto Üyelik<br />
&#8226;Sınırsız Pot<br />
&#8226;100 Kareli, Karesiz Semboller Eklendi (Sorun Çözüldü)<br />
&#8226;Oto Master Yok<br />
&#8226;Stat ve Skill Sıfırlamada Sorun Yok<br />
&#8226;İlk 10 Clan G1 Olur<br />
&#8226;Holy Water Engellidir<br />
&#8226;Archer 30K Bug Fixdir<br />
&#8226;Acid Potion Sundriesten Kaldırıldı<br />
&#8226;Leader&#8217;s Guardlar Kaldırıldı<br />
&#8226;1500 Seri Sc Basmayı Engellendi<br />
&#8226;Ally Bug Fixdir.<br />
&#8226;%100 CSW Fix<br />
&#8226;CSW&#8217;de Clan Düşme Fixdir<br />
&#8226;Lunnar War ve Dark Lunnar War Fixdir<br />
&#8226;Maradona Solid Bin Koyuldu İçiniden (Belt of Dex,Str,Hp) Çıkıyor<br />
&#8226;Felankor vardı maradonda Kaldırıldı (Rof Drop Sadece Felankorda)<br />
&#8226;İsilioon&#8217;a İron Neackleace Drobu Koyuldu<br />
&#8226;EMC ve Luferdeki Yaratıklar Silindi<br />
&#8226;Bütün Bossların NPleri Sıfırlandı (Felankor,Atross,Riote Hariç)<br />
&#8226;ValkyriE İLE BAŞLANGIC<br />
&#8226;Npcler Yerli Yerindedir (Orcların Orda Orc Npcler,Humanlarda Human Npcler)<br />
&#8226;Combo Deneme Kuklaları Eklendi<br />
&#8226;Kunabarın Şekli Değişti<br />
&#8226;Arena Sorunsuz<br />
&#8226;Cz Towerlar 1000 vurur<br />
&#8226;NCS Ekli<br />
&#8226;NTS Ekli<br />
&#8226;57 Grup Healı 960&#8242;tan 1920&#8242;ye çıkarıldı<br />
&#8226;Mage 42 Staff Skilleri Çok Az Güçlendi<br />
&#8226;60 Lvl Sınırıdr <br />
&#8226;Bütün canavarların expi 1 e düşürüldü.<br />
&#8226;İnn ve Sundriesin npleri 0 landı<br />
&#8226;Nation Transfer Scroll eklendi.<br />
&#8226;İtem Rental Fix<br />
&#8226;Rental Scroll Cannibal Bandicootlara eklendi<br />
&#8226;50 Görevini İmha ettim<br />
&#8226;Sundriesten Scleri Çekebilirsiniz<br />
Ekli Scler ;<br />
1500 Hp,300 Ac,Armor Enchant,Weapon Enchant,Scroll of Lion Strength,Scroll Of İnt,Scroll Of Str,Scroll Of Hp,Scroll Of Dex,Scroll Of İnt,Scroll Of Mp,Sw Sc<br />
*Pelerin Atı Gidiş Fix<br />
*Pelrin Anahtarı Wild Bandicoot</p>
<p>
İP : 78.111.96.242<br />
KOPANEL : 78.111.96.242<br />
KOPANEL : basibos.net</div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>Başıboşko Hizmete Girmiştir..</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/basibosko-hizmete-girmistir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>rar şifresi</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/rar-sifresi/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/rar-sifresi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 19:15:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/rar-sifresi/</guid>
		<description><![CDATA[


ark tek link den strong indirdim ama rarr şifresi yok bilen varmı




Turk internet site veya bloglarindan  Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.
Baslik rar şifresi kullanan bu postayi gercek sayfasini buraya tiklayarak yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div>ark tek link den strong indirdim ama rarr şifresi yok bilen varmı</div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>rar şifresi</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/rar-sifresi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FlatOut 2 Full Download</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/flatout-2-full-download/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/flatout-2-full-download/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 17:15:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[download]]></category>
		<category><![CDATA[DVD]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[hp]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/flatout-2-full-download/</guid>
		<description><![CDATA[





YÜKLEYEN : Larenuf &#38; Okt_oz
 RAR şifresi : [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Dosya Türü:  : Full rip

OYUNUN    İÇİ GÖRÜNTÜ








Oyun İnceleme
Bugbear Entertainment&#8217;in tüm konsollar ve PC için çıkardığı FlatOut&#8217;un üstünden yaklaşık bir sene kadar bir süre geçti. Uzun zamandır videoları ve görüntüleri ile avunduğum bakalım fizik motorunda nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div>
<div align="center"><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/ed1dc_flatout2sk8ob3.jpg" border="0" alt="" /></p>
</div>
<p><b>YÜKLEYEN </b><b>:</b><b> Larenuf &amp; Okt_oz</b><br />
<b> RAR şifresi</b><b> : </b><b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b> Dosya Türü</b><b>: </b><b> : Full rip</b></p>
<div align="center">
<div align="center"><b>OYUNUN    İÇİ GÖRÜNTÜ</b></p>
</div>
<p><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/ed1dc_23329-flatout-2-3.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/a0769_flatout2.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/16e9c_flatout2np3.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/16e9c_flatout-2-1.jpg" border="0" alt="" /></p>
<div align="center">
<p>
</div>
<p><b>Oyun İnceleme</b></p>
<p>Bugbear Entertainment&#8217;in tüm konsollar ve PC için çıkardığı FlatOut&#8217;un üstünden yaklaşık bir sene kadar bir süre geçti. Uzun zamandır videoları ve görüntüleri ile avunduğum bakalım fizik motorunda nasıl değişiklikler olacak diye sabırsızlandığım 2. oyun nihayet odalarımıza konuk oldu. İlk FlatOut çıktığında saatlerce başından kalkmadığımı hatırlayınca bir süre yakınıma kimseyi yaklaştırmamaya karar verdim. Yaklaşık 4,5 GB&#8217;lık bir DVD&#8217;den 2.88 GB&#8217;lık bir kurulum gerçekleşince sevinmedim de değil. İnsan TOCA 3&#8242;ün ne kadar yer kapladığını hatırlayınca midesi guruldamıyor değil. Yavaş yavaş lastiklerimizi ısıtmanın zamanı geldi&#8230;</p>
<p>Oyunun daha ilk başında endişelendiğim tek şey oyunun daha önce gördüğüm ve &#8216;Acaba bu grafikler ile benim sistemde rahatça oynayabilir miyim ?&#8217; soruları oldu. İnsan 6800 GT&#8217;sini yaktıktan sonra x1600 Pro kullanmaya başlayınca her ihtimali düşünmek zorunda kalıyor. Neyse ki bu konuda boşuna endişelenmişim. Tüm opsiyonlar açık olmasına rağmen 1024*768&#8242;de çok akıcı bir şekilde 35-40 FPS altına düşmeden oyun rahatlıkla oynandı ki FlatOut 2 gibi hızlı oyunlar için bu çok önemli bir artı. Kimse son gaz giderken bilgisayarının takılmasını istemez. Sadece oyunla ilgili diğer konulara değinmeden önce oyunun grafik motorunun harika optimize edildiğini eklemek istedim. O yüzden bu konu da pek endişeniz olmasın.<br />
<b><br />
Eğlence mi Kariyer mi?</b></p>
<p>FlatOut 2 türündeki en eğlenceli oyunlardan bir tanesi; oyunda eğlenmeniz için bir hayli mod yer alıyor. Kariyer, tekli yarış, çoklu yarış, stunt, derby gibi modlar var. Bu modlar içinde en eğlenceli olanlar oynayıp çıkabileceğiniz Stunt ve Derby modu yer alıyor. Stunt modunda hani oyunda her hangi bir yere çarptığınızda şoförünüz uçar ya işte tam bu akrobatik hareketlerin ilk oyundaki gibi oyuna eklendiği bir mod. Burada her bölümde ilerledikçe açılan 12 bölümde akrobatik hareketler yapmanız isteniyor. Yanan alev çemberleri arasından en fazla kaç tanesinden adamınızı geçirebildiğiniz, ne kadar uzağa fırlayabildiğiniz gibi garip ama zevkli atraksiyonlar yer alıyor. Derby de ise arenalar benzeri sahalarda birçok araç ile birbirinizi parçalama seansları yaptığınız dehşet bir eğlence şöleni yer alıyor. </p>
<p>Oyunun en can alıcı yarışları ise tabi ki Kariyer Mod&#8217;unda gerçekleşiyor. Bu sefer oyunumuzda güzel hatunlar da yer alıyor. İstediğiniz karakteri seçtikten sonra verilen 5000 CR ile oyuna başlıyorsunuz ve sunulan araçlardan bir tanesini alıp yarışlara başlayabiliyorsunuz. Yarışlarda ilerledikçe araçlarınıza yeni parçalar alabiliyor ve performansında ciddi artışlar sağlayabiliyorsunuz. Yarışlar da yine üç ana kategoride yer alıyor. Derby Race, Street kategorilerinin isimlerinden de anlaşılacağı üzere garajınızda tüm bu yarış kategorilerini oynayabilmeniz için bu üç kategoriden birer araca sahip olmanız anl***** geliyor. Araçlar son derece güzel ve başarılı tasarlanmış. </p>
<p>İlk oyunda olmayan sokak yarışları yeni oyuna dahil edilmiş durumda. Şehirlerde yarışması gerçekten eğlenceli. Sokak yarışlarında kullanabileceğiniz araçlar da gayet başarılı olmuş. Oyunda yarıştığınız pistlerin her biri birbirinden farklı hiçbir benzerlik seçemiyorsunuz. Özgün tasarlanmış ve göze hitap eden pistler yer alıyor. Şehir tasarımları, Rally pistleri de son derece başarılı bir sonraki pisti sabırsızlıkla beklediğimi söyleyebilirim. Her pistteki gece ve gündüz özellikleri oyuna çok güzel yansıtılmış. Görsellikteki tüm güzellik oyununuza etki ediyor.</p>
<p>__________________________________________________  ______________<br />
__________________________________________________  ______________</p>
<div align="center"><b>İNDİR</b></p>
<p>
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p>
</div>
<p>__________________________________________________  ______________<br />
__________________________________________________  ______________</p>
<p><b>Rar Şifresi: </b><b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></div>
</div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>FlatOut 2 Full Download</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/flatout-2-full-download/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk ION&#8217;lu PC&#8217;yi Acer duyurdu: AspireRevo</title>
		<link>http://www.3gcep.net/bilgisayar/ilk-ionlu-pcyi-acer-duyurdu-aspirerevo-2/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/bilgisayar/ilk-ionlu-pcyi-acer-duyurdu-aspirerevo-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2009 00:26:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[acer]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[hd]]></category>
		<category><![CDATA[nvidia]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[Vista]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/?p=18878</guid>
		<description><![CDATA[


Nvidia&#8217;nın Ion platformunu kullanan ilk sistemi Acer tarafından duyuruldu. Cihaz HD video ve DirectX 10 oyunlarını oynatabiliyor, Vista çalıştırabiliyor.



Bu icerik web uzerinde yer alan turkce Bilgisayar Haberleri kaynaklarindan seçilen, Computerworld Türkiye RSS sitesinde İlk ION&#8217;lu PC&#8217;yi Acer duyurdu: AspireRevo basligi ile yayinlanmistir. Yazinin devamini okumak, blogu veya siteyi ziyaret etmek, daha ayrintili bilgi edinmek ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
Nvidia&#8217;nın Ion platformunu kullanan ilk sistemi Acer tarafından duyuruldu. Cihaz HD video ve DirectX 10 oyunlarını oynatabiliyor, Vista çalıştırabiliyor.
</td>
</tr>
</table>
<p>Bu icerik web uzerinde yer alan turkce Bilgisayar Haberleri kaynaklarindan seçilen, <b>Computerworld Türkiye RSS</b> sitesinde <b>İlk ION&#8217;lu PC&#8217;yi Acer duyurdu: AspireRevo</b> basligi ile yayinlanmistir. Yazinin devamini okumak, blogu veya siteyi ziyaret etmek, daha ayrintili bilgi edinmek ve orjinal kaynak sayfayi görmek için <a target="_blank" href="http://feedproxy.google.com/~r/computerworldtr/~3/wk-Zd820nmM/ilk-ionlu-pcyi-acer-duyurdu-aspirerevo-detay_2909-referer_rss.html">tiklayiniz.</a><br />
<br />
Computerworld Türkiye RSS</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/bilgisayar/ilk-ionlu-pcyi-acer-duyurdu-aspirerevo-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Landwirtschafts Simulator [2009]</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/landwirtschafts-simulator-2009/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/landwirtschafts-simulator-2009/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 21:49:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[amd]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[chrome]]></category>
		<category><![CDATA[cpu]]></category>
		<category><![CDATA[device]]></category>
		<category><![CDATA[download]]></category>
		<category><![CDATA[drive]]></category>
		<category><![CDATA[DVD]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[hp]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[intel]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[nvidia]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Vista]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>
		<category><![CDATA[xp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/landwirtschafts-simulator-2009/</guid>
		<description><![CDATA[




Landwirtschafts Simulator [2009] &#124; PC Game &#124; Genre: Simulation &#124; Language: German
 
System Requirements:
&#8226; Operating system Microsoft ® Windows ® XP (SP2) / Vista
&#8226; CPU AMD / Intel 2 GHz CPU
&#8226; 1 GB of RAM
&#8226; 3D-graphics adapter with 128 MB memory, compatible with DirectX ® 9.0c (NVIDIA Geforce 6800 series, ATI Radeon X850 or S3 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div>
<div align="center"><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/03b7f_97eb5167fa0e.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><b>Landwirtschafts Simulator [2009] | PC Game | Genre: Simulation | Language: German</b></p>
<p><img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/cc016_1238980403_pic_id209228.jpeg" border="0" alt="" /> <img src="http://www.3gcep.net/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/d5cd4_1238980408_pic_id209229.jpeg" border="0" alt="" /></p>
<p><u><b>System Requirements:</b></u><br />
<b>&#8226; Operating system Microsoft ® Windows ® XP (SP2) / Vista<br />
&#8226; CPU AMD / Intel 2 GHz CPU<br />
&#8226; 1 GB of RAM<br />
&#8226; 3D-graphics adapter with 128 MB memory, compatible with DirectX ® 9.0c (NVIDIA Geforce 6800 series, ATI Radeon X850 or S3 Chrome 430 GT)<br />
&#8226; Sound device compatible with DirectX ® 9.0c<br />
&#8226; DirectX ® 9.0c<br />
&#8226; 1 GB of free hard disk space<br />
&#8226; Device for reading DVD-ROM drive</b></p>
<p> <b>download</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b><br />
<b>[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. <a href="http://www.oyundiski.com/register.php">Üye Olmak için TIKLAYIN...</a>]</b></p>
<p><b>No Password</b>
</div>
</div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>Landwirtschafts Simulator [2009]</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/landwirtschafts-simulator-2009/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her TürLü metin2 Hilesi buLunur!</title>
		<link>http://www.3gcep.net/oyun/her-turlu-metin2-hilesi-bulunur/</link>
		<comments>http://www.3gcep.net/oyun/her-turlu-metin2-hilesi-bulunur/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 20:36:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Full Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[interne]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[online oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.3gcep.net/oyun/her-turlu-metin2-hilesi-bulunur/</guid>
		<description><![CDATA[


ArkadaşLar her türlü metin2 hilesi  bulunur irtibat: demons_semih@hotmail.com




Turk internet site veya bloglarindan  Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.
Baslik Her TürLü metin2 Hilesi buLunur! kullanan bu postayi gercek sayfasini buraya tiklayarak yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table width="400">
<tr>
<td width="300">
<div>ArkadaşLar her türlü metin2 hilesi  bulunur irtibat: <a href="mailto:demons_semih@hotmail.com">demons_semih@hotmail.com</a></div>
</td>
</tr>
</table>
<p class="postmetadata alt">
<p>Turk internet site veya bloglarindan  <b>Ücretsiz Full Oyun indir-Crack-Oyun Cozümleri-Oyun Yamalari-Oyun Hileleri</b> sitesinde yayinlanan bu icerik, oyunlar hakkinda yazilarin  ve oyun sektorundeki haberler bolumumuz GameBox, Online Oyunlar ve Oyun Haberleri icerisinde kategorilendirilmistir.<br />
Baslik <b>Her TürLü metin2 Hilesi buLunur!</b> kullanan bu postayi gercek sayfasini <a target="_blank">buraya</a> tiklayarak yeni bir pencereye acabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.3gcep.net/oyun/her-turlu-metin2-hilesi-bulunur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
