YDB – 3/4

Wired

Onyillar boyunca pek cok bilissel bilimci (cognative scientists) zihnin tetkiki icin beyinin fiziksel yapisinin onemsiz oldugunu savunuyorlardi. Bir anlamda onlar icin onemli olan beyinin isletim sistemiydi – yazilim herseydi. [Onlari parasal destek saglamayi dusunen] Paul Allen’in gecmisi dusunulurse, Allen’in aynen onlar gibi dusunecegi beklenirdi, nihayetinde MS-DOS 1.0′i yazan adam Allen degil miydi? Fakat o, beynimizin isletim sisteminin sadece cok ozel bir donanim uzerinde isleyebilecegine karar verdi. “Beynimizin o kadar cok detayi var ki, bu detaylari sistemin tamamina bakmadan anlamayacagiz” diyordu “bu detaylar, bir izolasyon icinde islemiyorlar, fakat biraraya gelerek bu muthis aleti nasil ortaya cikartiyorlar?”

Allen’in Enstitusu kisa zamanda beynin haritasini cikartma isleminin bilimsel olmaktan ote, verimli isleyen bir isleyici sisteme bagli olduguna karar verdi. Bu sistemle, cok ince olculerde olan beyin kesitleri toplanmali ve suratle islenmeliydi. Enstitutu by amacla eski bir Boeing muhendisi olan Paul Wohnoutka ile baglantiya gecti. Wohnoutka’nin cok kompleks uretim/isleme sistemlerini kurma, idare etme alaninda yillara dayanan bir tecrubesi vardi.

Iste yeni uretim

Hikayenin geri kalaninda, enstitutunun nasil Tecan adli robot uretici firmadan kendileri icin ozel insa edilmis, labaratuar ortaminda calisacak robotlar aldigi anlatilir ve bu robotlar gelen biyolojik ornekleri suratle inceyerek gerekli veriyi ureteceklerdir.

Hikayede pek cok anahtar kelime arka arkaya yer aliyor. Oncelikle Allen diyor ki “sistemin butunune bakmaliyiz”. Bu nedir? Indirgemeci degil, butuncul bakan yeni bilimin gostergesidir.

Sonra: Isleyici robotlar alinmis, yani seri islemlerin yapilmasi icin “isci” alinmamis.

Tekrara dayali monoton isler artik makinalara birakiliyor.

Daha da onemlisi: Bur tur bir “yeni teknoloji sanayi (high-tech manufacturing)” sistemini kuracak tecrube hala Amerika’da var. Bunu niye ustune basarak belirtiyorum: Cunku bazi saftirikler diyor ki (bunlar Amerika’da bile var): “Ah vah artik uretim yapilmiyor, Cin bizi geciyor”. Nah geciyor. Bak uretim yapmak isteyince o sistemi kuracak adam nasil kendi sinirlarinda hala var. Yeni ekonomide artik ustte tarif edilen “otomize fabrikayi” kurabilen adam da bir nevi programcidir.

Neymis yani? Demek bilir bilmez konusmamak gerekiyormus. Boyle laflari geveleyenler iPod gibi bir “inovasyonu” ortaya cikartmanin nasil zor bir sey oldugunu anlamiyorlar. Bunun bir tasarimi, bir ergonomisi, bir yazilimi, bir donanim yapisi var – ve bunlarin hepsi de Amerika icinde hallediliyor. Sadece isin seri uretimi simdilik Asya ulkelerinde ama isi orada yaptirmak pahalilastigi ANDA o kisim aynen Amerika’ya doner ve otomize edilir. Zaten o Cin’e giden fabrika duzeni vidasina kadar Amerika’da biliniyor; onun tasarimi da oradan yahu!

Ya da, ileri bir tarihte otomizasyon gitgide oyle ucuzlar ki, onun da Cin’e gitmesine gerek kalmaz.

Gidisat budur. Adapt or die.

Tags: , , , , , , , , ,

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.